spot_img
spot_imgspot_img
17.2 C
İstanbul
Çarşamba, 22 Mayıs 2024

Avrupa Kom. Taşımadan Sorumlu Bşk. Yard. ve Delegesi: Siim Kallas

Seçtiklerimiz

S: Tek Avrupa Gökyüzü (SES) uygulama süreci nedir ve bu süreçte AK’nun rolü nedir?

SK: Bu, 10 yıldan fazla bir süre önce düzenlenmiş çok önemli bir proje. Arkasındaki fikir hava sahasını yeniden düzenlemek. Gerçek şudur, eğer önümüzdeki dört ya da beş yıl içinde bir şey yapmazsak, Avrupa’nın merkezi o kadar dolu olacak ki daha fazla büyüme olanağı olmayacak. Bu yüzden hava sahasını yeniden düzenlemeliyiz ve fonksiyonel hava sahası bloklarını kullanarak var olan hava trafik kontrol sistemini düzeltmek için bu fikir Üye Ülkeler tarafından benimsendi. Önemli adım, ana trafik konsantrasyonunun bulunduğu Fransa, Almanya, Benelüx ülkeleri ve İsviçre’yi içeren bir Merkez-Avrupa bloğu olan FABEC bloğunun yapımıydı. Gösterge olarak çok önemliydi, bu yüzden askeriye ve Ülkelerin temsilcileri tarafından imzalandı. Çoktan oluşturulması tamamlandı, bu örneğin ardından tüm fonksiyonel hava sahası blokları 2012 Ekim ayından itibaren başlamalı, ama bu yıl nasıl işlediğini zaten göreceğiz. Şu anda, en büyük problemi askeri ortaklarla işbirliğine varmak olduğu reform dönemindeyiz, ayrıca hava trafik kontrolcüleri de bu reforma karşı çıkıyor. Şu ana kadar SESAR, SES teknoloji elementi oldukça iyi gelişiyor. Amerika ve Avrupa arasında uçuş gerçekleştiren uçakların kesintisiz hava trafik servisini sağlaması amacıyla ABD ile bir anlaşma imzaladık. Bu, son kullanıcılar için oldukça önemli olan müşterek ve karşılıklı çalışma konusunda yardımcı olacak.

S: SES uygulaması konusundaki 2011 köşe taşınız nedir?

SK: Fonksiyonel hava sahakası blok uygulaması konusunda bu yıl sonbaharda bir raporumuz olacak, Bay Jarzembowski uygulama süreci hakkında detaylı değerlendirme yapan bir koordinatör.

S: Karşılaşmak zorunda olduğunuz en büyük zorluğu anlatabilir misiniz?

SK: En büyük zorluk kurumsal, örgütsel zorluk. Teknolojik ya da finansal değil. Yeni sistem hepimiz için faydalı olacak, yani büyük bir ilgi var. Değişim sürecine ihtiyacımız var ama sonunda herkes faydalanacak ve yeni sistem havayolları için daha ucuz olacak. Teknoloji kısmı zaten yerleştirildi, SESAR geliştirilecek.

S: Bu projede kimke iş birliği yapıyorsunuz?

SK: Üye Ülkelerin çoğuyla, Sivil Havacılık Yönetimiyle ve Ulaşım Bakanları’yla iş birliği yapıyoruz.  Ama ayrıca EUROCONTROL, EASA ve diğer kuruluşlarla yakın olarak çalışıyoruz, onlar bu reformun etkili parçaları.

S: 2010’da imzalanan Madrid Bildirisi’nin neler getirmesi bekleniyor?

SK: Geçen yıldan Madrid veya Bruges gibi tüm bildiriler uygulamayı destekliyor. Bu yüzden bu SES’in yapılması gereken ana öğelerinden biri. Madrid bildirisi, sivil ve askeri otoriteler arasındaki işbirliğiyle ilgilenen bir çok önemli sorumluluk yükleniyor.

S: SES’i Avrupa sınırları ötesine taşımayı düşünüyor musunuz?

SK: Eğer ilgi varsa, tabi ki. Harita bir konu, ama uçaklar her yere uçuyor. Eğer ortak alanı komşu alanlara kadar genişletebilirsek, seyahat eden insanların yanı sıra iş için de iyi olacak. Bu da daha az gecikmeyle ve daha ucuz uçuşlarla sonuçlanacak.

S: ABD – Avrupa Açık Semalar anlaşmasındaki sonraki adım ne olacak?

SK: İlk olarak, güvenlik kısmı iyi gidiyor ve güvenlik yaklaşımlarını harmonize etmek için oldukça önemli. Havaalanı ulaşımı gibi ticari kısımlarda daha fazla gelişme görmek isteriz. Benim bakış açıma göre, geçen Ekim ayından beri Amerika kısmından da bu konuda iş birliği konusunda ciddi bir istek var. Örneğin hala ICAO ile bazı önemli konuları görüşüyoruz. Aynı zamanda, direktifimize dayanarak Salım Ticareti Programlarıyla nasıl başa çıkacağımız konusunda doğru çözümleri bulmamız gerekiyor.

S: Volkanik patlama ve diğer beklenmeyen tehditler sırasında öğrenilen dersler nelerdir?

SK: Havayolları, havaalanları, ATC ve diğer hissedarlar arasındaki uygun risk paylaşımını açıkça belirlememiz gerekiyor. Bunun ekonomik yükünü ödemek zorunda olanlar sadece havayolları değil ve bunu geçenlerde yaşanan kar krizinde gördük. Yolcunun bakış açısından, eğer bir gecikme yaşarsanız, telafi talebinizi sunmak için direkt olarak havayoluna gidersiniz. Ama aslında, bunu havayolunun ödemesine ve havaalanından istemesine rağmen – ki bu uzun bir prosedürdür – aslında konu havayoluna bağlı değildir.

İlgili Makaleler

- Corendon -spot_img

Son Dakika