spot_img
spot_imgspot_img
23.5 C
İstanbul
Pazartesi, 17 Haziran 2024

ACI World Gn. Müdürü : Angela Gittens

Seçtiklerimiz

Air News Times / Seçil Dumanoğlu

S: Havaalanlarının bugün karşılaştıkları en büyük zorluklar nelerdir?

AG: Bence, zorluklar, kapasite taleplerini karşılamaya çalışmaktır. Bu talepler birçok yerde büyüyor ve değişiyor. Havaalanları kendilerini piyasaya adapte etmeye çalışırken, havayollarının iş modellerinde de değişmeler yaşanıyor. Piyasa değişikliklerine alışmak çok zor ve pahalıdır. Özellikle büyük havaalanları için bu değişimlere adapte olmak çok daha pahalıdır. Onarımlar her zaman yeni özelliklerden daha pahalıya mal olur. Havaalanlarının gitgide daha çok çevre sorunlarına cevap vermesi gerekiyor. Tüm bunlar, havaalanlarının daha da rekabetli olduğu bir dönemde para anlamına geliyor.

Havaalanları, havaalanı harcamaları da dahil tüm harcamalara çok ilgili yaklaşıyor. Havaalanları havayolu yönetiminin, insanları daha sık yerlerine ulaştırmasını, daha çok güzergah olmasını ve ucuz fiyatlar olmasını istiyor. Tüm bunları yapmak, bu alışmaları gerçekleştirmek ve bu tarz para harcamak gerçekten bir zorluk yaratıyor.

S: Havaalanları bu zorlukları nasıl karşılayabilir?

AG: Havayollarına ve havaalanlarına bu zorlukları karşılamaları için yaptığımız şeylerden bazıları, olabildiğince çok harmonizasyona sahip olmak ve havaalanlarındaki standartları ve prosedürleri sıradan hale getirmektir.

Söylemek yapmaktan daha kolaydır, ama ACI ve üye havaalanları endüstrideki diğer hissedarlarla tam olarak şunun üzerinde çalışıyorlar: En iyi pratik prosedürü ama ayrıca sıradan prosedürü ve planı (teknolojiyle) almaya çalışmak.

Teknoloji şimdi birçok kolaylık sağlıyor, böylece havaalanı, farklı havayolları ve diğer havaalanı kullanıcıları tarafından, yolcuları, bagajları, uçağı ve yer altı araçlarını, kendi sistemlerini kullanarak işleme alacak bir platform yaratabilecek, ayrıca sıradan havaalanı sistemine de başlayabilecek. Bu da, havaalanı cemiyeti tarafından gittikçe artan bir oranda kabul edilmeye başlanıyor.

Şimdi yolcular için farklı bir teknoloji kullanmak, farklı süreçlerden geçebilmek; yer için olan ihtiyaç azaltacak ve bu da pek çok para tasarrufu sağlayacak. Gelecekte para kazancı sağlayacak ve havaalanlarında şu anda değerli olan alanları serbest bırakacak.

S: Güvenlik harmonizasyonu sorununu nasıl çözeriz? Havaalanları her ülkede hatta her havaalanında ayrı olan güvenlik kurallarıyla nasıl başa çıkabilirler?

AG: Kurallar başka şey, süreçler ayrı şeylerdir. Yani, bir ülke ya da bir bölge “X”in tehdit olduğunu söyler. Sınırların belli bir türü, belli tür uygulamaları, tehdittir. Bir şeyin tehdit olarak algılanmasının birçok sebebi olabilir.

Uluslar arası ya da yerel zekadan kaynaklanan tehditler olabilir. Birinin bir tehdidi karşılamasının ve onu yok etmesinin birçok yolu var. Low-tech ve hi-tech çözümler bulunmaktadır.

Bazı yerlerde ise, aynı tehdidin yok edilmesi için herhangi bir araca ihtiyaç olmayabilir. Kapıda, girişte ya da terminal girişinde bulunma yerlerine göre eğitimli insanlar gerekebilir. Bu da havaalanının biçimine, büyüklüğüne ve pratikliğine bağlıdır. Temel amaç olarak harmonizasyon istenebilir, ama sürecin her parçasında harmonizasyona ihtiyacınız yoktur. Ayakkabıyı çıkarmak ya da çıkarmamak gibi şeyler için bile. Ben ayakkabılarımı çıkarmamayı tercih ederim, yani eğer bir yerde gerekliyse, her yerde gerekli olmasını istemem.

Bir de süreklilik konusu var. Süreklilik, güvenlik için ille de en iyi şey değildir. Bir yolcu olarak benim için en iyi şeydir, böylece sinirlenmeyeyim diye ne yapmam gerektiğini biliyorum, ama aslında yapılacak en iyi şey değil. Biraz sıradan olmalısınız, ama bazı yerlerde işleri zaman zaman değiştirmek istersiniz, çünkü sistemin bu kadar kolay tahmin edilmesini istemezsiniz.

S: Değişkenlik biraz gerçekleşiyor, Vancouver Havaalanı benzin vergilerinin ertelenmesinin gerçekleşeceğini ve havaalanı fiyatlarının kapanacağını duyurdu. Bu plan hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunu diğer havaalanları da yapmalı mıdır?

AG: Fiyatların kapanmasına pek inanmıyorum çünkü bu fiyatlar nereye gidiyor? Havaalanlarının fiyatları harcamalarını gösterir. Harcamalarından daha fazla vergi koyamazlar. Yani eğer vergiyi kesecekseniz, fiyatı kapsayan harcamayı elinizde tutmalısınız yoksa bütçe açığınız olur ve bu da dayanılır bir durum yok. Vergileri keseceğinizi söylemek başka bir kaynak bulduğunuz anlamına gelir – ve havaalanları kesinlikle gelir kaynaklarını çeşitlendirecek yollar arıyorlar – bu iyi bir şey ve iyi bir pazarlama tekniğidir, ama bir prensip olarak anlamsızdır.

Havacılık, toplumda adil olan vergisini ödemelidir, ama bundan daha fazla bir vergi ödemek için bir sebep yoktur. Tarihi boyunca ticari havacılığının aslında para etmediğinin söylenmesi çok kafa karıştırıcıdır. Neden çok para kazandıran bir alan olarak görüldüğü ise bir sır.

S: Vergiler hakkında konuştunuz – bunun bir yaşam gerçeği olduğundan ama ayrıca havacılıkta ne kadar haksız olduğundan bahsettiniz. Havayolları, en son Almanya’da uygulanan vergi ve buna benzer diğer havacılık vergilerinden dolayı kızgın durumdalar, ama eğer insanlar başka yere giderse ya da daha az insan vergilerin sonucu olarak uçağı kullanırsa havaalanları daha çok şey kaybetmez mi? Havaalanlarının yol alması gereken yer burası değil mi?

AG: Kesinlikle. Bu konuda kesinlikle havayollarına anlayış gösteriyoruz. Bu Almanya vergisi – çünkü birden ortaya çıktı – bizim ne kadar yanlış anlaşıldığımızı sembolize ediyor. Bir endüstri olarak, yeterince uyum içinde hareket etmediğimizi düşünüyorum. Bunu güvenlikte yaptık ve başarılı oldu. Bunu son zamanlarda çevre üzerinde uyguladık ve şu ana kadar başarılı oldu. Bunu ekonomide yapmadık, bunun kısmen ekonominin küçük meselelerinde birbirimizle anlaşmazlık içerisinde olduğumuz için gerçekleştiğini düşünüyorum ve endüstri olarak en büyük resmi kaçırdığımızı düşünüyorum.

Endüstri olarak, bu endüstrinin ekonomi prensiplerinde daha çok birlikte çalıştığımızı görmek isterdim.

S: Bugünlerde gün geçtikçe daha çok havayolu birliklere katılıyor gibi görünüyor. Bu havayolları için özel zorluklar teşkil ediyor mu? Havaalanları havayollarına burada nasıl yardım edebilir?

AG: Bu ilginç bir soru. Tüm süreçte kazanan ve kaybeden havaalanları olacaktır. Bir tarafta, rekabeti azaltıyor ve aslında, havaalanları ve kamuları için kötü olabilir. Diğer yandan, bu havaalanlarını güçlendiriyor ve iş üzerinde tutuyor. Bu da iyi bir şey.

Toplanmış bir güç olmasına rağmen, daha çok havayoluna sahipsiniz, ama daha çok güzergah ve daha sık uçuşlar sağlıyorlar. Ayrıca fiyat problemi var, ama daha çok güzergah ve daha çok uçuş sıklığı genellikle iyidir. Üçüncü olarak, hava alanları için çok, çok zarar verici olan aşırı bir politik güç verir ve bu endişelenmemiz gereken bir durumdur.

Dördüncü olarak, bu iş hakkında bir şey, şu ana kadar her zaman sermaye bulmayı başardı. Şu anda değil, çünkü sermaye pazarlarının çoğu kapandı, ama zaman içerisinde, bu havayollarının gücüne bir kısıtlamadır – rekabet ortaya çıkabilir gerçeği vardır. Bu mümkün olmaya devam ettikçe ve bir havaalanı tüm özelliklerinin bağlanmasına izin vermedikleri sürece, bu birlikler tarafından gelebilecek olan zararı azaltabilirler.

Şu anda bir yolcu olarak, fiyat sorunlarına dayanarak, yeterli rekabet yoksa ve fiyat yükselirse, bunun ekonomi için de yolcular için de iyi olacağını düşünmüyorum. Ama seyahati yumuşatmak için, bir birliğin havayollarına bağlı kalırsanız ve bu nedenle bagajınız düzgün bir şekilde teslim edilirse, bu yolcular için iyi olabilir.

Yani, birçok yoldan geçebilir. Bence bu kaçınılmaz, ama zamanla çok yüksek bir oran oluşturacağını sanmıyorum, çünkü endüstri kendini o kadar dinamik bir şekilde kanıtladı ki, onu ne kadar kontrol etmeye çalışırsanız, o kadar kontrolden çıkar ve başka bir şeye sebep olur. Tüm bunlar sistemi dürüst hale getiriyor, yani, endüstride birlikler için yer var.

S: ABD’de üç saatlik asfalt gecikmesiyle (three hour tarmac rule) ilgili yeni bir kural var. Bazı havayolları bu yeni kuralla ilgili endişelerini belirtti. Bunun havaalanlarını da dahil edeceğini düşünüyorum. Üç saatlik asfalt gecikme kuralı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

AG: Ah, havaalanları aslında bunu seviyorlar. Havaalanları bu gecikme yüzünden çok kızgınlar çünkü havaalanı yardım edebiliyor. Sıklıkla, havaalanları suçlanıyor. Havayolları diyor ki, “Havaalanı kapandı, ya da güvenlik kapandı. Geri dönemeyiz.” Bu sadece bir saçmalıktır. Bu havaalanları yardım etmek istiyor. Yolcular bekletildiği zaman çok korkuyorlar, bu yüzden havaalanları kuralı alkışladı.

Ben, daha fazla havayolu iptali olmasının öncelikli sorun olduğunu düşünüyordum. Havayolları üç saati gerçekleştiremeyeceği konusunda endişelilerse, uçuşu iptal ederlerdi. Yolcular için, bu uzun süre beklemekten daha kötü olurdu. Ama görünen o ki, en azından şu ana kadar durum bu değil. Hala bir kış sezonu yaşamadık ve kural, gecikmeler olduğu zaman rahatlık sağlanmasını ortaya koyuyor. Bu da çok insancıl bir durumdur. Daha iyi kararlar da alınacağını düşünüyorum.

S: Eğer kristal kürenize bakabilseydiniz, havayolu ve müşteri perspektifinden 5,10 ya da 15 yıl sonra havaalanları nasıl farklı olacak?

AG: Daha fazla teknoloji göreceğinizi düşünüyorum. Sadece havaalanları ve havayolları yüzünden değil, dünyada olacak olaylar yüzünden. Güvenlik ve kimlik tanımlama süreci de dahil check-in süreci için mobil telefonlarının kullanıldığını göreceksiniz. Şu anda teknoloji olarak adlandırdığımız şey git gide daha da fazla insan tarafından kullanılıyor.

Havaalanları, bu geleceğe alışmak için nelere ihtiyacımız olduğunu düşünmeleri lazım. Bu alışmak hem havaalanları hem havayolları için gerçekleşecek, sadece alışmak için değil, toplumun ihtiyacını karşılamak için ve yani aynı zamanda iki şeyin de devam ettiğini göreceksiniz. Bence tabi ki de self-servis daha fazla olacak – göreceksiniz – ama ayrıca daha fazla alışkanlık olduğunu gözlemleyeceksiniz. Büyük insan toplulukları için self-servis yerleri olacak ama aynı zamanda da müşteriler servis menülerini kendi de seçebilecek.

Müşteri hakkında daha da fazla bilgiye sahip olacağız. Bunlar şu anda mümkün. Havaalanları ve havayolları bir süredir bu usuldeler. Havaalanları müşteriler havaalanına gelmeden önce müşteriler hakkında ve tercihleri hakkında daha çok bilgiye sahip olacak ve ihtiyaçlarını karşılayacak duruma gelecek.

S: Okuyuculara söylemek istediğiniz ve benim sormadığım bir şey var mı?

AG: Havaalanlarının sadece ihtiyacı sağlayan firmalar olmadığını söylerdim. Havaalanları, bu müşteri tecrübesini sağlamada önemli ana hissedarlardır. Endüstri olarak – havaalanları, havayolları, yer hizmetleri, hizmet sağlayan firmalar, turizm ve ziyaretçi hissedarlar – ne kadar çok beraber çalışırsak, o kadar güçlü hale geliriz. Bence bu benim mesajımdır.

Air News Times / Seçil Dumanoğlu

 

İlgili Makaleler

- Corendon -spot_img

Son Dakika