IATA’dan Hava Kargoda Tehlikeli Madde Uyarısı: Olayların %80’inde Gizli veya Beyan Edilmemiş Yük
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), hava kargo operasyonlarında beyan edilmeden veya yanlış beyanla sisteme giren tehlikeli maddelere karşı küresel tedarik zincirinin tamamını kapsayan daha güçlü bir kontrol mekanizması kurulması çağrısında bulundu.
IATA, 24 Eylül’de yayımladığı yeni çalışmada, sorunun yalnızca havalimanlarında gerçekleştirilen güvenlik taramalarıyla çözülemeyeceğine dikkat çekerek üreticiden çevrim içi satış platformlarına, göndericiden lojistik şirketlerine, havayollarından havalimanlarına kadar uzanan çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımı önerdi.
Tehlikeli Maddelerde Asıl Risk: Beyan Edilmeyen Gönderiler
Tehlikeli maddelerin hava yoluyla taşınması, IATA Dangerous Goods Regulations (DGR) ve uluslararası düzenlemeler kapsamında sıkı kurallara tabi.
Doğru sınıflandırılan, paketlenen, işaretlenen ve belgelenen tehlikeli maddeler belirlenen koşullar altında hava kargoyla güvenli şekilde taşınabiliyor. IATA’ya göre esas risk, tehlikeli içeriğin hiç beyan edilmemesi, yanlış tanımlanması veya başka ürünlerin içerisinde gizlenmesiyle ortaya çıkıyor.
IATA verileri sorunun boyutunu da ortaya koyuyor. 2025’in ilk altı ayında IATA’ya bildirilen tehlikeli madde olaylarının yaklaşık %80’i beyan edilmemiş veya gizlenmiş tehlikeli maddeleri içeriyordu.
Lityum Bataryalar, Elektronik Sigaralar ve Aerosoller Öne Çıkıyor
Tespit edilen ürünler arasında özellikle lityum bataryalar dikkat çekiyor. Beyan edilmemiş elektronik sigaralar ve aerosol ürünleri de sık karşılaşılan gizli tehlikeli maddeler arasında bulunuyor.
Lityum bataryalar hava taşımacılığında özel önem taşıyor. Hasar, kısa devre veya termal kaçak gibi durumlarda yangın riski oluşturabilmeleri nedeniyle bataryaların sınıflandırılması, paketlenmesi, işaretlenmesi ve taşınması özel kurallarla düzenleniyor.
IATA’nın 2026 düzenlemeleri de lityum ve sodyum iyon bataryaların taşınmasına ilişkin ayrıntılı gereklilikler içeriyor. Örneğin tek başına taşınan lityum iyon hücre ve bataryalar yolcu uçaklarında kargo olarak kabul edilmiyor ve kargo uçaklarındaki taşımalar da belirli şarj seviyesi ve paketleme koşullarına tabi.
IATA: Güvenlik Taraması Tek Başına Yeterli Değil
IATA’nın özellikle üzerinde durduğu konu ise havalimanlarındaki kargo güvenlik taramalarının rolü.
X-ray ve diğer güvenlik tarama sistemleri şüpheli gönderilerin belirlenmesine yardımcı olabilse de mevcut sistemlerin temel amacı tehlikeli maddelerin tümünü tespit etmek değil; patlayıcılar, silahlar ve diğer güvenlik tehditlerini belirlemek.
Bu nedenle IATA, güvenlik taramasının önemli bir savunma katmanı olduğunu ancak beyan edilmemiş tehlikeli maddeler için birincil veya tek çözüm olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor.
Kontrol Havalimanından Önce Başlamalı
IATA’nın yaklaşımına göre riskli bir gönderiyi yalnızca uçağa yüklenmeden hemen önce yakalamaya çalışmak yerine, kontrol mekanizması tedarik zincirinin mümkün olan en erken aşamasında başlamalı.
Bu kapsamda IATA beş temel alanda daha güçlü önlem istiyor:
- Hükümetler: Tehlikeli madde kurallarına ilişkin denetim ve yaptırımları güçlendirmeli.
- Üreticiler ve çevrim içi pazar yerleri: Ürünlerin tehlikeli madde niteliğini doğru tanımlamalı, gerektiğinde sertifikasyon sağlamalı ve ürün bilgilerini eksiksiz sunmalı.
- Göndericiler, freight forwarder’lar ve posta işletmeleri: Eğitim ve kabul kontrollerini geliştirmeli; müşteri ve gönderi verilerinden yararlanarak yüksek riskli kargoyu havalimanına ulaşmadan belirlemeli.
- Havayolları ve yer hizmetleri kuruluşları: Kargonun uçağa yüklenmesinden önce gerçekleştirilen kontrolleri güçlendirmeli.
- Havalimanları: Kargo ekosistemindeki taraflar arasındaki koordinasyonu ve bilgi paylaşımını artırmalı.
E-Ticaret ve Batarya Talebi Riski Daha Önemli Hale Getiriyor
Küresel ölçekte batarya kullanan elektronik ürünlerin yaygınlaşması, hava kargo sektörünün karşı karşıya olduğu risk yönetimini de daha önemli hale getiriyor.
Akıllı telefonlardan dizüstü bilgisayarlara, elektrikli bisikletlerden drone ve elektrikli el aletlerine kadar giderek daha fazla ürün lityum batarya kullanıyor. IATA, artan batarya gönderileriyle birlikte yanlış veya eksik beyan edilen kargolara ilişkin risklerin de büyüdüğüne dikkat çekiyor.
IATA’nın 2025 güvenlik raporunda da özellikle lityum bataryalar ve diğer enerji depolama cihazlarının hava taşımacılığı açısından önemli bir güvenlik riski olmaya devam ettiği belirtilmiş; beyan edilmemiş ve yanlış beyan edilmiş gönderilere karşı tedarik zinciri denetiminin güçlendirilmesi öncelikler arasında gösterilmişti.
2027 Kurallarında Bataryalara Yeni Düzenlemeler
IATA’nın kısa süre önce yayımladığı 2027 Dangerous Goods Regulations güncellemelerinde de bataryalar önemli yer tutuyor.
Yeni düzenlemelerde yedek bataryalar ve powerbank’lere yönelik kısıtlamalar, lityum bataryalı hareket destek cihazları için yeni işletici yükümlülükleri ve hibrit lityum iyon/sodyum iyon bataryalara ilişkin yeni hükümler bulunuyor.
Son açıklamayla IATA’nın verdiği mesaj ise net: tehlikeli maddelerin uçak kapısında değil, mümkün olduğunca kaynağında tespit edilmesi gerekiyor.
Hava kargo güvenliğinin güçlendirilmesi için üreticiden göndericiye, lojistik şirketinden havayoluna ve havalimanına kadar bütün tedarik zincirinin aynı kontrol sisteminin parçası olması hedefleniyor.




