2,5 milyon Euro’ya mal olacak projenin kuşkusuz en enteresan yanı, Corendon’la Türkiye’ye gelen Hollandalı ve Belçikalılar’ın uçuş başına 2,5 Euro vererek bu projeye katkıda bulunması. Corendon’un kurucularından Yıldıray Karaer TEMA’yla ortaklaşa hayata geçirdikleri ‘1 milyon ağaçlık orman’ın detaylarını anlattı…
– Orman kurmak sizin ilk projeniz değil, ürkiye’deki sokak hayvanları için Hollanda’dan yardım malzemesi taşıdığınızı biliyorum…
ÜÇ ORMAN 2,5 MİLYON EURO’YA MAL OLACAK
– Türkiye’de 1 milyon ağaçlık orman kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Çevre en kıymetli mirasımız; bir kere kaybettiğiniz anda, bir daha bulamayacağımız; gelecek nesillere bulduğumuz gibi teslim etmemiz gereken bir emanet. Çevrenin üzerinde ihtiyatla durmamız gerekiyor. Filomuzdaki uçaklarımızın karbon salınımlarını bertaraf edebilmek en temel gayemiz. Bu ormanlar, bu gaz salınımının karşısında bir alternatif olarak temiz hava üretecek. Somut bir örnekle açıklamak gerekirse; Amsterdam-Antalya uçuşumuz süresince atmosfere saldığımız karbondioksitin zararı yalnızca iki ağaçla telafi edilebiliyor… 1 milyon ağaçlık ormanımız dünyaya bir armağan olacak.
– Antalya’da geçen yıl yaptığınız Corendon Ormanı bu projenin ön çalışması mıydı?
TEMA Vakfı ile ortak Antalya’da 15 bin ağaçlık orman yaptık.. Andız, kızılçam, mavi seki, boynuz, defne gibi ağaçlardan oluşan Corendon Ormanı, aradan geçen bir yıllık süre içinde kayda değer bir gelişim kaydetti. Pek çok farklı ağaç türünden oluşan ormanda kimi fidanlar insan boyuyla yarışır bir seviyede; kimi türlerse daha yeni 30 santimetreyi geçti. Ekilen fidanlar, geleceğin gür ormanının sinyallerini şimdiden veriyor. Geçen yıl küçük bir denemesini yaptığımız projeyi bu yıl daha da büyütme kararı aldık. TEMA Vakfı ile ortak yürütülen projede 1 milyon ağacın yarısı Antalya, diğer yarısı da Pamukkale bölgesine dikilecek.
– Maliyeti ne olacak peki?
Toplam maliyeti 2,5 milyon Euro olacak. Corendon’la tatile giden her turiste 2,5 Euro karşılığında bir ağaç satarak bu parayı karşılayacağız. Rezervasyon yaptıran herkese bir fidan alıp almayacağını soruyoruz. İsteğimiz tüm bütçenin yolcular tarafından karşılanması ve doğa için onların da bir katkılarının olması. Eksik kalan kısmı kendimiz tamamlayacağız. Hollanda’nın en büyük ormanının beş misli büyüklüğünde ağaç dikmek istiyoruz.
Para yoksa yeşil yemin var
– İyi de parayı onlar veriyor, ormana biz sahip oluyoruz, para vermek istemezlerse ne oluyor?
Corendon’un sosyal sorumluluk projelerinin yöneticisi, şirketin Sürdürülebilir Turizm Koordinatörü Hank Curfs, 1959 doğumlu bir Hollandalı. Aslında hukuk fakültesi mezunu. 15 yıl avukatlık yaptıktan sonra 1997’de Uludağ’a kayak tatili yapmak üzere geldiğinde Atilay Uslu ile tanışıyor. 5 dil bildiği için ‘Neden turizm sektöründe çalışmıyorum?’ diyen Curfs, kariyerinde keskin bir dönüş yaparak, yeni kurulan Corendon’da çalışmaya başlıyor… İş dışındaki yurtdışı çıkışları hariç bütün vaktini Türkiye’de geçiriyor. Yemeklerden mercimek çorba, sanatçılardan Rafet el Roman favorisi. Curfs’ün iyi derecede Türkçe bildiğini de söylememize gerek yok sanırım… Evinde iki kedisi var, 25 tane de sokak köpeği besliyor. ‘Bunu da Türk komşum Serap Hanım ile beraber yapıyoruz’ diyor Curfs…
Onu en çok etkileyen sosyal sorumluluk projeleriyse hayvan barınaklarıyla ilgili olanlar. ‘Babam büyük bir hayvan severdi, bana öğrettiği en önemli şey ‘Önce hayvanları besleyeceksin, sen nasıl olsa karnını doyurursun’ oldu…’ Son olarak Curfs’e Corendon’un 1 milyon ağaçlık orman projesi için Belçikalılar’la Hollandalılar’ı maddi olarak katkıda bulunmaya ikna ederken, tepkiyle karşılaşıp karşılaşmadığını soruyorum. Ne de olsa parayı onlar veriyor, orman bize kalıyor! Curfs anlatıyor: ‘Böyle bir tepkiyle karşılaşmadık, biliyorlar ki Türkiye büyük bir tatil destinasyonu… Üstelik Hollanda’da da bir çocuk projesini destekliyoruz, 5 bin ağaçlık bir orman da orada kuruyoruz…’




