13.4 C
İstanbul
Cumartesi, 23 Ocak 2021

2050’de yaklaşık 100 bin yolcu drone ile taşınacak

Haftanın Haberleri

Yerli helikopterin ilk teslimat tarihi belli oldu

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, Milli Muharip Uçak (MMU) Projesi’nde, 2022’de tamamlanması planlanan Ön Tasarım Gözden Geçirme (PDR) faaliyetinin Nisan 2021’e alındığını açıkladı. Kotil, bu...

Azerbaycan, ilk JF-17 Block III savaş uçağına kavuşuyor

Azerbaycan Hava Kuvvetleri, sipariş ettiği Pakistan-Çin ortak yapımı JF-17 savaş uçağına sonunda kavuşuyor. Pakistan medyası, Azerbaycan'ın satın aldığı JF-17 Thunder Block III savaş uçağı...

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nden Hükümetlere Uyarı

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği, kovid 19 sürecine ilişkin önemli bir uyarıda bulundu.. Açıklamada, dünya havayolu şirketlerinin koronavirüs salgınının yol açtığı krizi atlatmak için yaklaşık...

Düşen uçağın enkazını arama çalışmaları sona erdi

Endonezya'da 9 Ocak'ta düşen yolcu uçağı enkazı ve ceset parçalarını arama çalışmaları sona erdi. Şu ana kadar yaşamını yitiren yolculardan 43'ünün kimlik tespiti yapıldı. Ulaştırma...

Türk-Alman Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yaşanur Kayıkcı, drone taşımacılığının ticari faaliyetlerden sağlığa kadar pek çok alanda kullanımının yaygınlaşması için çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Roland Berger Danışmanlık şirketinin araştırmalarına göre 2050 yılında yaklaşık 100 bin yolcunun drone ile ulaşımının sağlanması hedeflenmektedir.” dedi.

Kayıkcı, yaptığı açıklamada, dronelerin özellikle lojistik sektöründe sebep olduğun değişimler üzerine bilgiler verdi.

Geçen yıllarda, drone taşımacılığı ve teslimatı ile ilgili pilot uygulama olarak başlayan kargo drone projelerinin bugün gelinen noktada gerçeğe dönüşmeye başladığının altını çizen Kayıkcı, “Özellikle Kovid-19 salgını bu teknolojinin lojistik sektöründe kullanımının yaygınlaşmasında önemli bir dinamo olmaktadır.

Büyük ölçüde Avustralya, Singapur, İzlanda ve İsviçre’de yerel makamların bu konuda gerekli izin ve teşvik edici girişimleriyle bir sürü lojistik firması tarafından kargo dronelerinin denemeleri yapılmaktadır.

Başta Amazon gibi perakende sektörünün büyüklerinin, DHL gibi lojistik hizmet sağlayıcılarının ve diğer sektörlerde hizmet veren birçok öncü firmaların alışveriş teslimatı ya da çeşitli dağıtım hizmetinde (yemek, ilaç gibi) drone teknolojisini kullanmaya başladığı görülmektedir.

Bu teknolojinin yakın bir gelecekte lojistik alanında alternatif taşıma türü olarak gittikçe daha yaygın olarak kullanılacağı tahmin edilmektedir.” diye konuştu.

Kargo dronelerin kullanım amacına göre dört farklı uygulama alanının mevcut olduğunu belirten Kayıkcı, bunların sırasıyla intralojistik (iç lojistik, fabrika lojistiği) otomasyonu, ilk ve son kilometre lojistiği, medikal kargo lojistiği, hava kargo lojistiği olduğunu söyledi.

Kayıkcı, “Her bir kargo drone kullanımı, kendi içinde daha hızlı, esnek, ucuz ve çevre dostu hizmet sunarken, malların taşınmasını otomatikleştirmeyi amaçlamaktadır.

Burada karşılaşılan en büyük sorun, drone taşımacılığı zinciri üzerinde hangi sektör oyuncusunun ilk olarak hava sahasına hâkim olacağı ve diğerleri için başta hız olmak üzere, düzenleyici çerçeveyi belirleyeceğidir. Sektördeki oyuncularının sayısının artması ile bu sorunun daha da büyüyeceği beklenmektedir.” dedi.

Hızlı ve temassız hizmet sunan drone taşımacılığı ön plana çıkacak İlk ve son kilometre lojistiği hakkında detaylar veren Kayıkcı, şunları söyledi:

“Kargo dronelerin dört kullanım alanı içerisinde ilk ve son kilometre drone paket teslimat operasyonlarında verilen siparişlerin ‘aynı gün, aynı saat içerisinde’, ‘temassız olarak’ hızlı ve güvenilir teslimatının sağlanabilmesi için orta ve uzun vadede daha öncelikli olarak gelişeceği ön görülmektedir.

Kargo sürecinde bir pakete son müşteriye teslim edilinceye kadar en az 20 kişinin temas ettiği tahmin edilmektedir. Bu anlamda, kargo dronelar temas miktarını en aza indirerek, paketin müşteriye daha emniyetli bir şekilde ulaştırılmasını sağlayabilmektedirler.

Özellikle drone teknolojinin yenilikçi teknolojilerinde katkısıyla daha hızlı gelişiyor ve pazara yeni oyuncuların katılıyor olması, bu alanda Amazon gibi tek bir firmanın başarısından veya pazara hakimiyetinden daha fazlasının mümkün olacağını göstermektedir.

Kargo müşterilerini drone ile teslimata özendirmek ve ilgilerini arttırmak, uçuş lisans izinlerinin alınmasına yönelik düzenlemeler ve belirli bir hava sahasında insansız hava araçlarının nasıl hareket edeceğine dair tespit edilecek kurallar ve yönergelerle ilgili yasal süreçlerin hızlandırılması, altyapı (drone iniş/kalkış pistleri, şarj istasyonları gibi) ve drone operatörleri arasında iletişimi sağlayacak teknik standartların (GS1, 5G gibi) geliştirilmesi bu taşıma türünün daha hızlı gelişmesini ve adaptasyonunu sağlayacaktır.

Bunun yanında büyük ölçekli uygulamalarda iş birliğine dayalı bir ekosistemin geliştirilmesi ve sistemdeki oyuncuların drone-share gibi iş modellerine yönelik adımlar atmaları, dronela teslimatın diğer taşıma türlerine entegresi ile yapılacak drone multimodal taşımacılık, intermodal ve kombine taşımacılık pazarın kapasitesini büyütecek ve karşılaşılabilecek olumsuzlukları en aza indirgeyecektir.”

“Acil durumlarda hayat kurtaracak”

Dronelerin sağlık alanından ortaya çıkabilecek acil durumlarda çok işlevsel bir kullanım ağına sahip olduklarını belirten Kayıkcı, “Drone teknolojisi, Kovid-19, SARS, MERS gibi salgın hastalıklarla mücadelede, iklim değişikliği, deprem, sel, çığ gibi doğal afetlerde, yiyecek, su gibi kaynak kıtlığına yol açan felaketlerde, insan kaynaklı çatışma, terörizm ve toplu göç gibi krizlerde ve karşılaşılabilecek her türlü acil durumlarda gerekli malzemelerin kentsel ve kırsal alanlara hızlı ve güvenli bir şekilde sevk edilmesinde son derece fayda sağlamaktadır.” yorumunu yaptı.

Özellikle afet ve insani yardım lojistiğinde ve sağlık alanındaki acil ihtiyaçların karşılanmasında kullanılan dronelerin hayati ilaçların ya da malzemelerin başka taşıma türleriyle erişilmesi zor ya da mümkün olmayan yerlere ulaştırılabilmesini sağlayarak, birçok insanın hayatını kurtarabileceğine dikkati çeken Kayıkcı, “Drone teknolojileri özellikle riskli alanlarda ve olası doğal afetlerden koruma için çok önemli bir uygulama alanı bulmaktadır.

Örneğin, yoğun kar yağışı sebebiyle yolları kapatılan kırsal bölgelere gıda yardımı ve tıbbi malzeme temini drone teslimatı ile yapılarak, oluşabilecek herhangi bir çığ düşmesine karşı yardım personelinin hayatı riske atılmayacaktır.

Bunun yanında, droneler deprem sonrası riskli binaları tespit ederek, binalara girmenin güvenli olup olmadığına karar vermede de arama kurtarma ekiplerine yardımcı olmaktadır.” şeklinde konuştu.

Su altı droneleri

Dronelerin sadece havada değil aynı zamanda su altında da su altı droneleri ile hizmet verdiğini vurgulayan Kayıkcı, şunları söyledi:

“Su altı droneleri öncelikle su altı veri toplama, haritalama ve keşif için kullanılmaktadır. Derin deniz araştırmaları, deniz içindeki sismik fay hatlarının taranması, deniz tabanından numune alınması, deniz içinde bir bölgeye lojistik malzeme sevkiyatı, gemi ya da teknelerin muayenesi ve bakımları da bu dronelerle yapılmaktadır.

Bunun yanında, droneler gerçek zamanlı veri toplama için, hassas tarım ve yangınla mücadele gibi sivil savunma alanlarında da yaygın bir uygulama alanı bulabilmektedir.

Özellikle geleceğin tarım endüstrisinde, droneler alışılagelmiş zirai operasyonları değişime zorlayarak, akıllı ve sürdürülebilir tarım yapılabilmesi için vazgeçilmez bir teknoloji enstrümanı olacaktır.

Droneler bağımsız olarak belirli periyotlarla sahada otomatik ölçümler yaparak, tarım arazilerinin anlık verimliliğini izleyebileceklerdir.”

Drone teknolojisinin yenilikçi bir taşıma türü olarak kent içi yolcu ve eşya taşımacılığında aktif olarak kullanımı ile gelecekteki ulaşım sistemlerinin genel yelpazesine önemli bir katkı sağlamasının ön görüldüğünü belirten Kayıkcı, “Avrupa Birliği (AB) tarafından desteklenen Akıllı Şehirler ve Topluluklar Üzerine Avrupa İnovasyon Ortaklığı (EIP-SCC), “Kentsel Hava Hareketliliği” (Urban Air Mobility) girişimi ile şehirlerde yaklaşık 100 km’lik bir alan içerisinde ulaşım için sürücüsü olmayan drone hava taksilerinin (Drone Air Taxi) geliştirilebilmesi ile ilgili projeler yürütülmektedir.

Audi ve Airbus firması ortak olarak Ingolstadt ve Hamburg şehirlerinde uçan taksi konseptini geliştirmek üzere pilot projeler yapmaktadırlar.

Dronekopter olarak da isimlendirilen drone hava taksiler AB dışında halihazırda Dubai ve Çin’de bir takım pilot çalışmalar ile test edilmektedir. Roland Berger Danışmanlık şirketinin araştırmalarına göre 2050 yılında yaklaşık 100 bin yolcunun drone ile ulaşımının sağlanması hedeflenmektedir.” şeklinde konuştu.

- TUSAŞ -

İlgili Haberler

- ISG -

Son Dakika

Bahçesinde 5 metre uzunluğunda kardan uçak yaptı

SAKARYA'nın Serdivan ilçesinde İbrahim Kurt, bahçesinde yaklaşık 5 metre uzunluğunda 2 metre yüksekliğinde kardan uçak yaptı. Serdivan ilçesi Çubuklu Mahallesi’nde yaşayan İbrahim Kurt, yoğun kar...

SOCAR Adnan Menderes’te 9 bin uçağa yakıt verecek

Havacılık yakıtı tedarik şirketi SOCAR AVIATION, Adnan Menderes Havalimanı'nda kendi ikmal tesisini açtı. Tesiste yılda 9 bin uçağa yakıt verilebilecek. Türk havacılık sektörünün yakıt ihtiyacını karşılayan...

Danimarka BAE ile uçuşları 5 gün durdurdu

Bakanlıktan yapılan açıklamada, BAE’nin turizm merkezi Dubai’de yapılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testlerinde usulsüzlük şüphesi nedeniyle böyle bir kararın alındığı aktarıldı. Ulaştırma Bakanı Benny Engelbrecht,...

DEÜ’den havacılık sektörüne destek

Türkiye'nin hava savunma ve sivil havacılık sanayindeki nitelikli eleman ihtiyacını dikkate alan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Efes Meslek Yüksekokulu bünyesinde 'Uçak Teknolojisi Programı' açılmasını...

Türkiye, Brezilya uçuşlarını durdurdu

Türkiye Brezilya uçuşlarının askıya alındığını duyurdu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal mesya hesabından yaptığı açıklama ile yasağı duyurdu. Koca yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Mutasyon sebebi...

Çin sivil uçağı C919, soğuk hava testlerini tamamladı

Çin sivil uçağı C919, soğuk hava testlerini başarıyla tamamladı. Çinli araştırmacılar tarafından tasarlanan C919 büyük yolcu uçağının, düşük sıcaklık koşullarında uçuş testlerini kuzey Çin'deki İç...

Airbus üretim rakamlarını güncelledi

Airbus SE (borsa sembolü: AIR), piyasa ortamına yanıt olarak A320 ailesi uçakları için üretim planlamasını güncelliyor. A320 ailesi için yeni ortalama üretim planına göre şu...

İHA fabrikası Ankara’da üretime başladı

Lapis, 2015 yılında Ankara Teknopark'taki Ar-Ge merkezinde yerli ve milli imkanlarla yurt dışı bağımlılığını ortadan kaldıracak ürünler geliştirmek amacıyla yola çıktı. Bu kapsamda, her türlü...