spot_imgspot_img
7.3 C
İstanbul
Pazar, 25 Ocak 2026

Turboprop Uçak Pazarı 2030’a Kadar 7,41 Milyar Dolara Ulaşacak

spot_imgspot_img

Seçtiklerimiz

Turboprop Uçak Pazarı 2030’a Kadar 7,41 Milyar Dolara Ulaşacak

Küresel turboprop uçak pazarı, yakıt verimliliği yüksek bölgesel uçaklara yönelik artan talep, MRO ve leasing hizmetlerindeki genişleme ile yeni nesil motor ve aviyonik teknolojilerindeki ilerlemelerin etkisiyle istikrarlı bir büyüme sürecine girdi. 2026 yılına yönelik yayımlanan araştırma raporuna göre pazar, 2025’te 5,5 milyar dolar seviyesindeyken 2026’da 5,86 milyar dolara yükseldi. Mevcut ivmenin korunması halinde pazarın 2030 yılına kadar 7,41 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Büyümenin ana itici güçleri arasında, kısa ve orta menzilli bölgesel hatlarda ekonomik operasyon imkânı sunan turboprop uçaklara olan talep öne çıkıyor. Bu uçaklar; daha kısa pistlerden operasyon, düşük yakıt tüketimi ve rekabetçi koltuk maliyetleri sayesinde özellikle gelişmekte olan pazarlarda havayollarının tercihleri arasında üst sıralarda yer alıyor.

Rapora göre, Hindistan, Çin ve Güneydoğu Asya gibi pazarlarda artan harcanabilir gelirler ve bölgesel hava bağlantılarına duyulan ihtiyaç, turboprop uçakların önemini daha da artırıyor. Bölgesel hava trafiğindeki yükseliş, bu segmentin havacılık ekosisteminde erişilebilirlik ve bağlantısallık açısından kilit rol üstlenmesini sağlıyor.

Üreticiler cephesinde ise aviyonik modernizasyon, yeni nesil turboprop motorlar, hafif aeroyapılar ve sürdürülebilirlik odaklı tasarımlar ön plana çıkıyor. Bazı programlarda STOL (kısa kalkış ve iniş) kabiliyetlerinin geliştirilmesi, zorlu coğrafyalarda ve sınırlı altyapıya sahip havalimanlarında operasyon esnekliğini artırıyor. Aynı zamanda üreticiler ile havayolları arasındaki iş birlikleri, filo verimliliğini yükseltmeyi hedefleyen ortak projelerle derinleşiyor.

Pazar dinamiklerini etkileyen bir diğer önemli unsur ise MRO (bakım-onarım) ve kiralama (leasing) hizmetlerinin küresel ölçekte büyümesi. Artan uçak sayısı ve yaşlanan filolar, bakım ve yenileme yatırımlarını hızlandırırken, leasing modelleri havayollarına sermaye verimliliği sağlıyor.

Bölgesel dağılımda Kuzey Amerika, 2025 itibarıyla en büyük turboprop pazarı konumunu korurken; Asya-Pasifik, önümüzdeki dönemde en hızlı büyüyen bölge olarak öne çıkıyor. Küresel ticaret politikaları ve gümrük vergileri tedarik zincirlerinde baskı yaratsa da, bu durum yerel üretim ve kaynak çeşitlendirmesini teşvik ederek sektörde dayanıklılığı artırıyor.

Uzmanlar, turboprop uçak pazarının önümüzdeki yıllarda yakıt verimliliği, bölgesel bağlantı ihtiyacı ve operasyonel esneklik sayesinde büyümesini sürdüreceğini; bu segmentin, küresel havacılığın dengeli büyümesinde stratejik rol oynamaya devam edeceğini vurguluyor.

İlgili Makaleler

- PGS -spot_imgspot_img

Son Dakika