SAS’tan Kritik Uyarı: Avrupa’da SAF Krizi Kapıda
Avrupa havacılık sektöründe sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda atılan adımlar, arz tarafındaki yetersizlik nedeniyle yeni bir kriz riskini beraberinde getiriyor. İskandinav havayolu Scandinavian Airlines (SAS) tarafından yayımlanan son analiz, kıtanın 2030 sonrası dönemde sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) tedarikinde ciddi bir açıkla karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.
Şirketin “The Need for e-SAF in Scandinavia” başlıklı raporunda, European Union tarafından yürürlüğe konulan ReFuelEU Aviation düzenlemesinin talep tarafını zorunlu kılmasına rağmen, üretim altyapısının henüz oluşmamış olması nedeniyle arz-talep dengesizliğinin hızla derinleştiği vurgulandı.
Talep artıyor, üretim yok
Rapora göre yalnızca İskandinav bölgesinde e-SAF ihtiyacının 2030 yılında 36 bin tona ulaşması beklenirken, bu rakamın 2035’te 160 bin tonun, 2040’ta ise 330 bin tonun üzerine çıkacağı öngörülüyor. Ancak Avrupa genelinde henüz nihai yatırım kararı alınmış bir e-SAF üretim tesisinin bulunmaması, sektör için en kritik risk unsuru olarak öne çıkıyor.
Bu talebin karşılanabilmesi için en az bir üretim tesisinin 2032 yılına kadar devreye alınması, 2040’a kadar ise beş tesisin faaliyete geçmesi gerektiği ifade ediliyor.
Maliyet baskısı ve rekabet riski
SAS analizine göre, zorunlu talebin arzı aşması durumunda e-SAF fiyatlarının hızla yükseleceği ve mevcut jet yakıtına kıyasla kat kat daha pahalı hale gelebileceği öngörülüyor. Bu durumun havayolu şirketleri üzerinde ciddi mali baskı oluşturması, bilet fiyatlarına yansıması ve uçuş ağlarının daralmasına neden olması bekleniyor.
Ayrıca Avrupa havacılığının küresel rekabet gücünün zayıflayabileceği, özellikle uzun menzilli hatlarda maliyet dezavantajının belirginleşebileceği değerlendiriliyor.
“Yeni bir bağımlılık riski doğuyor”
SAS yönetimi, yerel üretim kapasitesinin oluşturulamaması halinde Avrupa’nın fosil yakıta olan bağımlılığını farklı bir biçimde sürdürebileceğine dikkat çekiyor. Bu kez riskin, düzenleyici zorunluluklar çerçevesinde oluşan yeni bir dışa bağımlılık şeklinde ortaya çıkabileceği ifade ediliyor.
Kritik karar dönemi
Raporda Avrupa için iki temel senaryo öne çıkıyor. İlk seçenek, mevcut düzenlemelerin hedeflerini revize ederek havacılıkta karbon azaltım sürecini zamana yaymak. İkinci ve daha iddialı seçenek ise kamu destekleri, yatırım teşvikleri ve altyapı projeleriyle e-SAF üretimini hızla artırmak.
SAS, zaman penceresinin daraldığını vurgulayarak, Avrupa’nın sürdürülebilir havacılık hedeflerine ulaşabilmesi için hızlı ve koordineli adımlar atılması gerektiğine dikkat çekiyor.




