spot_img
spot_imgspot_img
31.8 C
İstanbul
Pazar, 21 Temmuz 2024

Havalimanında rötarların önüne geçilecek

Seçtiklerimiz

En son teknolojiye sahip Smart Projesine entegre edilen yeni kule, rötarların önüne geçecek ve yenilemelerle birlikte kapasitenin yüzde 15 artmasına katkı sağlayacak.
       
        İstanbul Atatürk Havalimanı’na 30 yıldan uzun bir süredir hizmet veren Uçuş Kontrol Kulesi, yerini yapımına Eylül 2007’de başlanan yeni kuleye teslim edecek. Yeni kule Türkiye hava sahasının tek bir merkezden idare edilmesini sağlayacak olan ‘Smart Projesi’ kapsamında inşa edildi. Ufak tefek eksikliklerin kaldığı yeni kulede hava trafik kontrolörlerinin kullanacağı sistemlerin son denemeleri yapılıyor.  Atatürk Havalimanı’nın yeni değişen yüzünü görmek için Başmüdür Celal Özuğur ve Başmüdür Yardımcısı ve Slot Başkoordinatörü Olcay Kılıçoğlu’ndan yenilikleri yerinde
        inceleyerek kapsamlı bilgiler aldım. Yeni kulenin tam olarak hizmete girmesiyle eski kule yıkılacak ve elde edilen boş alana uçak park yerleri yapılacak. Böylece park sıkıntısı çekilen havalimanına 4 uçaklık yeni park sahası kazandırılacak. Teknolojik
        donanımla birlikte yaklaşık 90 milyon Euro’ya mal olan Atatürk Havalimanı’nın tam
        ortasında olan yeni kule aprona, pistlere ve meydanın girişine 360 derece hakim, 55
        metre yüksekliğe sahip. Smart Projesi’nin yeni yılda devreye girmesi ve yeni taksi
        yollarının da katkılarıyla Atatürk Havalimanı’nın kapasitesi yüzde 15 artacak. Bu
        yeniliklere slot koordinasyonundaki değişimler de eklenince uçakların pist başından
        kalkmak için ve meydana yaklaşanların da inmek için bekleme sorunu ortadan kalkacak.
       
        Uçuş güvenliği ilk sırada
       
        Ayrıca 05-23 pistinin CAT III olması sebebiyle de sıfır görüşte bile uçakların
        güvenli bir şekilde inişlerine imkân sağlanacak. Tek uçaklık de-icing (buzlanmayı
        önleme) hizmet alanı da, iki uçaklık kapasiteye çıkarılıyor ve çevreci meydan
        çalışması çerçevesinde atıklar için tank yapılıyor.
       
        İstanbul Atatürk Havalimanı Başmüdürü Celal Özuğur, genel havacılık terminalinin
        yanına meydanın güvenliğini yüksek seviyeye çıkaracak 3 araçlık ikinci bir ilkyardım
        merkezi yapılacağına, Kılıçoğlu da yeni kulenin yepyeni bir sistem ve yepyeni bir
        teknolojiyle hizmete gireceğine dikkat çekerek, uçuş güvenliğiyle ilgili endişelere
        mahal bırakılmayacağını ifade ettiler. Kılıçoğlu, uçuş güvenliği için hava trafik
        kontrolörlerinin karşılaştığı uçak sayısının çok azalacağını, hizmetin çok kaliteli,
        çok verimli ve çok güvenli olacağını, daha iyi şartlarda çalışacaklarını, yolcular,
        pilotlar ve hava trafik kontrolörleri için çok iyi bir ortam oluşacağını söyledi.
       
        Daha önce yaklaşma ünitesinde 4 sektör varken yeni kulede 8 sektör olacağını
        belirten Olcay Kılıçoğlu, "8 farklı board’dan hizmet verilecek. Her bir meydan için
        bir board olacak, meydanların hem dikey hem de coğrafik olarak ayrılmaları söz
        konusu olacak. Bu hem uçuş güvenliğini artıracak hem de kontrolörün saatte
        karşılaşacağı trafik sayısını azaltacak. Yeni radarlar, çok duyarlı. Işık
        ayarlamaları, kontrolörün hiçbir kayıp görmeden, etkilenmeden, bir şeyleri atlamadan
        takip etmesini sağlıyor. Board’ların şekilleri de değişik, flat yani düz oldular
        artık. Bu teknoloji erişilebilecek en son teknolojilerden bir tanesi" dedi.
       
        Türk hava sahası tek merkezden yönetilecek
       
        Türk hava sahasının tek merkezden yönetileceği Smart projesi ile ECAC (Avrupa Sivil

       

avacılık Konferansı) ve Eurocontrol (Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı) üyesi Türkiye, Avrupa’nın tek hava sahası yönetimine uygun bir hava trafik kontrolüne sahip olacak. Smart projesiyle, önceden Türk hava sahası iki parçada idare edilirken, artık tek parçadan yönetilecek. Eskiden doğu ve batı FIR’ları (Flight Information Region/Uçuş Bilgi Bölgesi) vardı. Doğu FIR’ın merkezi Ankara, batı FIR’ın merkezi İstanbul’du. Ancak bunların tamamı Türkiye FIR’ı adı altında tek hale getirilecek. İstanbul sadece yaklaşma kontrol hizmeti verecek. İstanbul kendi manevra sahası içerisinde, Atatürk, Sabiha Gökçen, Çorlu ve Yenişehir havalimanlarına yaklaşma kontrol hizmeti verecek bir ünite niteliğinde olacak.
       
        Yaklaşma kontrol ünitesi 1.500 feet ile 17 bin feete kadar olan kesim. Yol kontrol ünitesi de, 17 bin feetin üzerinde sonsuza kadar devam eden bir ünite. Hava trafik kontrol hizmetleri genellikle bu üç parçada veriliyor; bunların tamamı hava trafik kontrol hizmeti oluyor. Yol kontrol ünitesi, bu meydanın hava sahasını kullanan, bu hava sahasına inmek/kalkmak isteyen uçakların tamamını FIR bazında alıp, götürüp-getiren bir yer.
       
        Atatürk Havalimanı’nın kapasitesini artırmak için yapılan yenilikler
       
        * Smart Projesi ile uçuş güvenliği artırılırken, Atatürk Havalimanı’nın kapasitesini yükseltmek için de farklı çalışmalar yapılıyor. Öncelikle 05/23 pisti uzatıldı, yenilendi ve 6 adet hızlı çıkış yolları yapıldı. Böylece uçakların indikten sonra pisti işgal süreleri kısaltıldı. Eskiden 55 saniye, 1 dakika pistte kalan uçaklar artık 25 saniyede pisti terk ediyor.
       
        * 05/23’ün yenilenmesiyle Atatürk Havalimanı CAT I’den CAT III’e geçti. CAT III ile düşük görüş şartlarında uçaklar piste daha emniyetli inecek hatta uçakların görüş şartları yüzünden meydana inememeleri söz konusu olmayacak. Artık siste Atatürk
        Havalimanı kapanmayacak. Uçaklar artık havaalanından dönüp farklı meydanlara inmeyecekler.
       
        * DHMİ tarafından yaklaşma usulleriyle ilgili bir çalışma yapıldı. Daha hassas yaklaşma türleri kullanılıyor. 5 mil olan yaklaşma mesafesi 3 mile düşürüldü. Böylece Atatürk Havalimanı’nın saatte 40 uçaklık iniş/kalkış kapasitesi yüzde 15-20 oranında artırıldı. Bazı günler Atatürk Havalimanı’na günde yaklaşık bin uçak inip kalkıyor. Yüzde 15-20 oranı günde 150-200 uçak artışına denk geliyor. Atatürk Havalimanı’nın şu anda mevcut kapasitesi iniş kalkış olarak saatte 45 uçaktı. Yer radarının devreye girmesi ve taksi yollarının bitmesinin ardından Smart Projesi de hizmete girince bu kapasite artışı tam olarak trafiğe yansıyacak. Artan kapasite ile birlikte dakikada bir uçak inecek denmiyor, çünkü uçak performanslarının eşit olması lazım. Ama 3 mile düştüğü için zaman açısından üçte bir tasarruf edilecek.
       
        * Ground Surface Movement adı verilen bir yer radarı kuruldu. Aynen hava radarında
        olduğu gibi uçuş emniyetini riske etmeden düşük görüş ve gece şartları dahil yerdeki
        bütün aktiviteleri kontrol edecek.
       
        * Collaborative Decision Making (CDM) adı verilen bir çalışma başlatıldı. Bu çalışma ilk önce Amerika’da ortaya çıkıyor, sonra Eurocontrol kullanmaya başlıyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde de kullanılıyor. Çalışmayla havalimanında görevli bütün çalışanların yer alacağı bir bilgi platformu oluşturularak atıl kapasitenin önüne geçilmesi hedefleniyor. Artık Türkiye’de de problemler bilimsel verilerle çözülmeye başlanacak.
       
        * Slotta ciddi yenilikler yapılıyor. Sistem tamamen şeffaflaşacak. Önceden havadaki
        uçakların birbirlerini tutmaması söz konusuydu. Slotlarına uymayan uçaklar vardı.
        Sadece inen uçakların kontrolü yapılıyordu yani indikten sonra slotlarına uyup uymadıkları kontrol ediliyordu. Artık yeni bir sisteme geçildi. Buna "monitoring"
        deniyor. Monitoring, uçakları kalkmadan evvel gözlemlemek demek. Plan, permi (uçuş
        izni), slot, FMP (Flow Management Position/Saha Yönetim Pozisyonu) eşleşmesiyle
        uçakların kalkmadan evvel kapasiteye uygun hale gelmesi sağlanacak. Bu yolla,
        havadaki ve yerdeki uçakların fazla beklemesi, yakıt yakmaları, yolcu memnuniyetsizliklerinin giderilmesi, frekans kirliliğinin azalması ve motivasyonun
        fazlalaşması bekleniyor.
       
        * Bir meydanın kapasitesini belirlerken 3 nokta ön plana çıkıyor: Bir saatte inen/kalkan uçak sayısı, park yeri kriteri ve terminalden geçen yolcu sayısı (737 uçakları baz alınarak saatte 150 yolcu olarak hesaplanmış). Atatürk Havalimanı’nın çok iyi bir terminali var, iyi hizmet veriyor ve yeterli ancak şu anda park yeri açısından bir sıkıntı yaşanıyor. Ayrıca pistlerin konumu da sıkıntıya sebep oluyor. Üç pist olmasına rağmen birbirlerini kestikleri için kapasite açısından bir darboğaz yaratıyor. Yeni yatırımlarla, belki yeni bir pistle Atatürk Havalimanı’nın darboğaz sorunu aşılabilir.
       
        Smart Projesi nedir?
       
        Hava Trafik Yönetimi Sistemlerinin Sistematik Modernizasyonu-Smart Projesi, Türkiye’de 80’lerde kurulan radar ve hava trafik sistemlerinin yenilenmesini amaçlıyor. Projeye halihazırda var olan eski sistemlerin Eurocontrol ve ICAO’nun (Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu) belirtmiş olduğu günümüz gereksinimlerini tam olarak karşılayabilmesi hedefleniyor. Projenin bitmesi ile birlikte halen 2 ayrı merkez (Ankara ve İstanbul) tarafından yönlendirilen hava sahası, Ankara Esenboğa’da kurulan Ana Kontrol Merkezi’nden idare edilecek. Proje ile ülke hava sahasının sıkışan kapasitesi artırılarak uçuş güvenliği büyük ölçüde sağlanacak. Sistem İstanbul, İzmir Adnan Menderes, Dalaman, Antalya ve Bodrum havaalanlarında oluşturulacak modern sistemlerle entegre edilerek hizmet verecek. Smart Projesi kapsamında 24 radarın yenilenmesi yapılacak. Sistem yan bileşenleriyle beraber 150 milyon Euro’ya mal olacak.

İlgili Makaleler

- Corendon -spot_img

Son Dakika