spot_img
spot_imgspot_img
17.2 C
İstanbul
Pazar, 21 Nisan 2024

Gökyüzünde dans ettim

Seçtiklerimiz

Extreme sporlar arasında muhtemelen ilk sırada yer alan skydiving, insanın özgüvenini en fazla artırabilecek ve doğru eğitim alıp emniyet kurallarına dikkat edildiği sürece riski minimum olan bir spor dalı. Ölüm riskinin trafik kazalarından çok daha az olduğunun altını çizmeliyim. Zira her gün binlerce atlayışın yapıldığı ABD’de son 5 yılda sadece 3-4 ölümlü kaza yaşanmış durumda. Bunların nedeni ise kendine gereğinden çok güvenen ve sınırları zorlayan çılgın atlayışçılar. ABD’de USPA (United States Parachute Association)’dan sertifikalı hocaların verdiği 15 günlük yer ve gökyüzü eğitimini takiben AFF (Accelerated Free Fall) sertifikalı skydiver olabilmek mümkün. Eğitimin hayli pahalı olduğunu belirtmekte fayda var.

Bir savaş pilotu olan rahmetli babamın, ben doğmadan 3 ay önce bir uçak kazası esnasında paraşütle atlamak suretiyle son anda kurtulduğunu öğrendiğim günden beri paraşütle atlamak hep ilgimi çekmiştir. Ülkemizde özellikle nokta atlayışı konusunda çok başarılı paraşütçüler var ama uçaktan atlamayı takiben serbest düşüş esnasında akrobasi yapan bir skydiving ülke takımımız yok. Bu konuda dünyanın lider takımları ABD, Rusya ve Fransa’dan. Öğrendiğim kadarı ile ülkemizde sadece Selçuk Efes’te skydiving eğitimi veriliyor, fakat maalesef henüz Türkiye’de bu sporun meraklısı çok az.

ÖZGÜRLÜĞÜN ZİRVESİ

Elsinore Skydiving Okulu’nun belki de en keyifli karakteri benim hocam İspanyol Cesar. AFF sertifikası almak üzere başladığım programda, hoca eşliğindeki 15 seferin ardından, solo olarak atladığım 16’ncı sefer en heyecan verici olanıydı. Artık paniklersem bana ulaşarak paraşütümü doğru irtifada açacak kimse yoktu! Gerçi teorik ve pratik olarak ne yapmam gerektiğinin farkındaydım. Evvelki atlayışlarımda gökyüzünde 200 km süratle bir kartal gibi süzülürken 90 ve 360 derece dönüşler, arkaya ve öne takla gibi öğretilen her türlü hareketi becerebilmiş, üstelik iki sefer de rüzgar tünelinde çok başarılı manevralar gerçekleştirmiştim. Yine de ‘Havilland Twin Otter’ modeli pervaneli uçağımız atlayış irtifamız olan 12.500 feet’e (3.500 metre civarı) tırmanırken kalbim gümbür gümbür atıyordu. Atlamadan önce son kez bildiklerimi kafamda tartarken bir yandan da bütün paraşüt takımlarımın kontrolünü tamamladım. Uçağın kapısına doğru yöneldim. Masmavi bir sonsuzluk ve ben artık yapayalnızdık. Atlayıp ufuk çizgisini kontrol ettiğim gökyüzünde özgür bir kartal gibi uçuyordum. Sol elimdeki altimetre yaklaşık 10-15 saniye sonra baktığımda 8000 feet’i gösteriyordu. 360 derecelik bir dönüş, kısa bir takla sonrası paraşütü açma irtifam olan 5500 feet’e, sorunsuz bir paraşüt açılışı sonrası ise uçaktan atlayışımı takiben 5-6 dakika içinde yere emniyetle inmiştim. Kalbim her atlayışımda ilki kadar yoğun çarpmasa da, artan adrenalin katsayısı ve özellikle uçaktan atladıktan sonra yaşanan o özgürlük hissi beni başka hiçbir hususta heyecanlandırmadığı kadar heyecanlandırıyor. ABD’liler bu duyguyu tarif edebilmenin zorluğundan olsa gerek, bu hissiyata ‘airgasm’ diyorlar.


Akşam

İlgili Makaleler

- Corendon -spot_img

Son Dakika