RTX Konsorsiyumu, Hibrit-Elektrikli Uçak Projesinde Yeni Aşamaya Geçti

Seçtiklerimiz

Hibrit-Elektrikli Bölgesel Uçak Projesinde Yeni Aşama: Konsorsiyum Uçuş Testlerine Bir Adım Daha Yaklaştı

FARNBOROUGH – Havacılık sektöründe karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar hız kazanırken, uluslararası bir sanayi konsorsiyumu hibrit-elektrikli bölgesel uçak geliştirme programında önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Pratt & Whitney Canada öncülüğünde yürütülen RTX Hybrid-Electric Flight Demonstrator projesinde, uçuş standardındaki hibrit tahrik sistemi ve pervane için yer testleri resmen başladı.

Projenin bir sonraki aşamasında hibrit-elektrikli güç sistemi, modifiye edilmiş De Havilland Canada Dash 8-100 test uçağına entegre edilecek. İlk uçuş testlerinin ise 2027 yılı içerisinde gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Yakıt Tüketiminde Yüzde 30’a Varan İyileşme Hedefleniyor

Geliştirilen hibrit tahrik sistemi; Pratt & Whitney Canada’nın yeni nesil gaz türbinli motorunu, Collins Aerospace tarafından geliştirilen 1 megavat sınıfı elektrik motorunu ve İsviçre merkezli H55 tarafından sağlanan yüksek kapasiteli batarya sistemini bir araya getiriyor.

Elektrik motorunun özellikle kalkış ve tırmanış gibi yüksek güç gerektiren uçuş safhalarında devreye girmesi sayesinde sistemin daha verimli çalışması hedefleniyor. Konsorsiyum, yaklaşık 250 deniz mili uzunluğundaki tipik bölgesel uçuşlarda yüzde 30’a varan yakıt tasarrufu sağlamayı amaçlıyor.

Geniş Katılımlı Uluslararası İş Birliği

Projede yalnızca RTX şirketleri değil, Kanada ve uluslararası havacılık ekosisteminden çok sayıda kuruluş yer alıyor.

Program kapsamında De Havilland Aircraft of Canada, GKN Aerospace, AeroTEC, Ricardo, Kanada Ulusal Araştırma Konseyi (NRC) ve Innovative Vehicle Institute gibi kurumlar teknoloji geliştirme ve test süreçlerine katkı sağlıyor. Proje ayrıca Kanada ve Quebec hükümetlerinin yanı sıra sürdürülebilir havacılık teknolojilerini destekleyen çeşitli programlar tarafından finanse ediliyor.

Bölgesel Havacılıkta Dönüşüm Hedefleniyor

Hibrit-elektrikli tahrik sistemleri, tamamen elektrikli yolcu uçaklarına geçişten önce havacılık sektörünün en gerçekçi ara çözümlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Mevcut konseptte gaz türbinli motor seyir uçuşunda temel güç kaynağı olmaya devam ederken, elektrik sistemi özellikle yüksek enerji gerektiren uçuş evrelerinde devreye girerek yakıt tüketimini ve karbon emisyonlarını azaltıyor. Bu mimarinin, mevcut bölgesel turboprop platformlarının performansını korurken işletme maliyetlerini düşürmesi bekleniyor.

Ticari Uçuşlara Giden Yol Hızlanıyor

Sektör uzmanlarına göre hibrit-elektrikli demonstratör projeleri, gelecekte geliştirilecek yeni nesil kısa ve orta menzilli yolcu uçaklarının temel teknolojilerini şekillendirecek kritik adımlar arasında yer alıyor.

Yer testlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek uçuş denemeleri, hibrit-elektrikli tahrik sistemlerinin gerçek operasyon koşullarındaki performansını ortaya koyacak. Elde edilecek verilerin ise daha düşük emisyonlu ve daha verimli ticari uçakların geliştirilmesinde önemli rol oynaması bekleniyor. Havacılık sektörünün sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda ilerleyen bu proje, geleceğin bölgesel hava taşımacılığına yön verebilecek en dikkat çekici teknoloji programlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Editörden

- AJet -spot_imgspot_img

Son Dakika