16.9 C
İstanbul
Cuma, 23 Nisan 2021

Geleceğin uçağı için devlerle aynı semada

Haftanın Haberleri

 Fatih Ünal, Mehmet Dora ile birlikte uzay teknolojileri üzerinde çalışıyor. Ve onların yedi yıl gibi kısa sayılabilecek bir süreçte geliştirdikleri teknoloji, şimdi onları yurtdışında dünyanın en büyük havacılık firmalarının ortak olarak geliştirdiği bir projede rol almalarını sağlamış durumda.

SDT Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Ünal, öncelikle yurtiçindeki deneyimlerinin altını çiziyor. İlk ürünleri olan ‘sayısal veri kayıt sistemi’, onların bugüne ulaşmalarındaki en önemli enstrüman aslında. Sistem, helikopterin ve insansız hava aracının içindeki kritik görevlerin bilgilerini kayıt ediyor ve sonra bu bilgileri geri oynatarak görevin analizinin yapılmasını sağlıyor. Ünal, bu ilk ürünlerinin şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki pek çok uçak, helikopter ve insansız hava aracına takıldığını söylüyor.  

Mesela, Tusaş’ın Türk Silahlı Kuvvetleri için geliştirdiği ‘orta irtifa insansız hava aracı’ ANKA, Türk Kara Kuvvetleri için yapılan ‘Taarruz Helikopteri’ sistemin kullanıldığı projelerden sadece ikisi. Ünal ve ekibinin ‘yapay açıklıklı radar’ yani SAR teknolojisi isimli sistemleri ise,  kötü hava koşullarında istihbarat kameralarıyla yapılması pek mümkün olmayan istihbarat toplama görevini yapabilecek fotoğraf kalitesinde yüksek çözünürlüklü görüntü verebiliyor.

Ve daha da önemlisi insansız hava araçlarında kullanılabiliyor. Ürün, yine Tusaş’ın geliştirdiği insansız hava aracı ANKA’da kullanıldı.  Şirketin karadaki yürüyüşü ise zırhlı araçlar için geliştirdiği ‘video multiplexer ünitesi.’ FNSS’nin geliştirdiği ve Malezya’ya ihraç ettiği zırhlı araçlarda kullanılan sistem için 250 adetlik anlaşma yapılmış durumda.

Airbus ile aynı kokpitte

SDT’nin kuşkusuz geliştirdiği daha pek çok sistem var. Ancak, onun yurtdışındaki uçuşu özellikle dikkat çekici.  Fatih Ünal, bu projeyle dünyanın dev havacılık firmalarıyla aynı proje üzerinde çalıştıklarını vurguluyor.

Birlikte çalıştıkları isimler arasında Fransa’dan Airbus, Thales ve Dassault Aviation, İngiltere’den BAE ve Agusta Westland, İtalya’dan Alenia, Almanya’dan Eads ve İsveç’ten Saab var. SDT’nin de içinde yer aldığı altı KOBİ’nin yanı sıra bu devlerin  içinde yer aldığı 36 uluslararası ismin yer aldığı projenin adı ALICIA. Yani, ‘tüm operasyonel şartlar altında çalışacak inovatif uçak kokpiti.’

Bu, 42 ortak aslında geleceğin uçağını tasarlıyorlar.  Ünal, projenin şu anda 3’üncü yılının sonunda olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Proje, 10-15 sene sonrasının modern yolcu uçağının kokpiti için prototip ve konsept geliştirilmesini konu alıyor.

Bu projede uçak üzeri algılayıcılardan elde edilecek görüntülerin işlenmesiyle pilot için azami durum farkındalığı ve uçakların güvenli kalkış ve iniş işlemlerini gerçekleştirecek teknolojilerin geliştirilmesine önemli katkıda bulunuyoruz. Şu anda ortaya konulan ürünler test edilmeye başladı ve çalışmaların 2014 yılının ilk çeyreğinde tamamlanmasını bekliyoruz.”

SAVUNMA?MÜSTEŞARLIĞI ‘EN İYİLER’ ARASINA ALDI

SDT, henüz yedi yaşında genç bir şirket. Ama, Savunma Müsteşarlığı’nın yayınladığı ‘En İyi 25 Yerli Savunma Sanayi’ listesinde yer almayı başarmış. Listeye 2010 yılında 22’inci sıradan girdiklerini belirten Fatih Ünal, daha ön sıraları zorlayacaklarının mesajını şu sözlerle veriyor: “Yedi yılda 16 farklı özgün ürün geliştirdik. Bunların sekizinin seri üretimini yapıyoruz. Kalan sekiz farklı ürün için de bu yönde çalışmalarımız sürüyor. Ayrıca, yedi farklı kategoride yeni ürün geliştirmek için de çalışmalarımız devam ediyor.”

Fındıkta ‘dünyanın en iyisi’ çikolata fabrikası kuracak

Demirciler Gıda, 2009’da 112 ülkeden 8 bini aşkın firmanın üye olduğu Trade Leaders Club’un (Dünya Ticaret Liderleri Kulübü) düzenlediği ‘Uluslararası En İyi Marka’ Ödülü’nün sahibi oldu. Karadeniz’de ‘En Çok İhracat Yapanlar’ listesinde sürekli ilk 20’de. Tıpkı geçen yıl olduğu gibi… Giresun’un en fazla vergi ödeyenler listesinde de hep ilk 10’da yer alıyorlar. Bu, kuşkusuz, onların üretime sürekli yaptıkları yatırımların bir sonucu.

Şu anda Demirciler Gıda’nın yönetim kurulu başkanı olan Mustafa Demirci, ulaştıkları konumda sürekli hale getirdikleri yatırım kadar 350 yıla kadar uzanan ticari hayatlarını da önemli bir etken olarak gösteriyor. Ancak, ailenin pek çok iş alanından sonra fındıkla buluşması Mehmet Temel Demirci ile birlikte 1956’da gerçekleşir.

Bir yandan kapasite artar.

Bir yandan yaptıkları işin niteliği… Bölgede hem fındıkları çaplarına göre sınıflandırarak paketlemede hem de entegre bir anlayışla üretimde bölgede ilkleri hayata geçiren isimlerden biri olarak nitelendirilen Demirciler, bugün, 14 bin metrekarelik alanda 50 bin tonluk kırma kapasitesine sahip fabrikada üretim yapıyorlar. Mustafa Demirci’nin deyişiyle, Giresun’daki rekoltenin yüzde 30’unu işliyorlar ve bu, onlar için ciroda 170 milyon dolarlık değer anlamına geliyor.

Fındıktaki genel eğilimin aksine yurtiçine yoğunlaşmış durumdalar.  Ülker, Tadım ve Peyman gibi bilinen kuruyemiş markalarının tedarikçisi konumundalar.

Demirci, bu alandaki konumlarını, “Kuruyemiş sektörünün yüzde 70’i fındığını bizden tedarik eder” sözleriyle ifade ederken, markalaşma planlarına da  dikkat çekiyor: “Bugün kendi markamızla pek çok ürün üretiyoruz. Ve markalaşmayı Türkiye çapında mağazalarımızla daha ileriye taşıyacağız.”?Ancak, daha da önemli olanı, Karadenizli fındık için yıllardır merak konusu olan ‘çikolatayı ne zaman üretecekler’ sorusuna cevap veriyor olmaları.?Demirci, çikolata fabrikası kurmayı planları arasına aldıklarını söylüyor.

- TUSAŞ -spot_img

İlgili Haberler

- PGS -spot_img

Son Dakika