Türkiye Uzay Arenasında: 77. Uluslararası Uzay Kongresi IAC2026
Türkiye’nin uzay arenasına en üst düzeyde çıktığı tarihi bir haftaya tanıklık ettik. Küresel uzay ekosisteminin en köklü ve en prestijli buluşması olan Uluslararası Astronotik Kongresi (IAC), 77. edisyonuyla kapılarını Antalya’da açtı. 1950’lerden bu yana uzay çalışmalarının yönünü belirleyen, tam 3 çeyrek asırlık devasa bir kurumsal hafızayı geride bırakan bu organizasyona ülkemizin ilk kez ev sahipliği yapması, Türkiye’yi küresel uzay diplomasisinde masayı kuran ve yönlendiren aktörler arasına yerleştiriyor.
Nest Kongre Merkezi’nde başlayan buluşma; son teknoloji roket ve fırlatma sistemlerinden uydu bileşenlerine kadar yeniliklerin sergilendiği dev bir sanayi fuarı, binlerce tebliğin tartışıldığı çok disiplinli bir akademik kongre ve UNOOSA gibi uluslararası otoriteler, uzay ajansları ile özel girişimlerin stratejik müzakereler yürüttüğü çok katmanlı bir platform niteliğindeydi. Kongrenin açılış gününe damgasını vuran ortak zemin ise oldukça netti: Uzayın geleceğinin çatışmadan uzak, barışçıl, adil ve insanlığın ortak mirasını gözeten bir anlayışla şekillenmesi.
Kürsüden Yükselen Ortak Vizyon
Kongrenin açılış seremonisinde sırasıyla söz alan uluslararası uzmanlar, sanayi temsilcileri ve kamu liderleri, uzayın bugünü ve yarınına dair kritik mesajlar verdi:
• Prof. Dr. Scott Pace (George Washington Üniversitesi Uzay Politikaları Enstitüsü Direktörü ve Eski ABD Ulusal Uzay Konseyi Yönetici Sekreteri):
Açılış konuşmasında küresel uzay jeopolitiğine ve hızla ticarileşen yörünge dinamiklerine değindi. Alçak Dünya yörüngesindeki yoğun trafiğin ve derin uzay hedeflerinin ancak kurallara dayalı uluslararası normlar, şeffaf regülasyonlar ve etkin uzay diplomasisiyle yönetilebileceğini belirtti. Uzayın gelecekte bir güç mücadelesine ve jeopolitik çatışma alanına dönüşmemesi adına sürdürülebilir yörünge güvenliğinin zorunlu olduğunu vurguladı.
• Haluk Bayraktar (SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü):
Uzay çalışmalarında özel sektörün çevikliği ve yerli savunma/havacılık sanayisinin teknolojik derinliğini gündeme taşıdı. Türkiye’nin havacılık ve aviyonik alanında yakaladığı Ar-Ge birikiminin uzay sistemlerine taşınmasının önemini aktaran Bayraktar; haberleşme uyduları, itki sistemleri ve kritik alt bileşenlerde tam bağımsız bir yerli ekosistem kurmanın stratejik bağımsızlık için vazgeçilmez olduğunu kaydetti.
• Yusuf Kıraç (Türkiye Uzay Ajansı – TUA Başkanı ve IAF Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı / Vice President for International Relations):
Ev sahibi kurumun başkanı ve IAF yönetimindeki kimliğiyle kürsüye çıkan Kıraç, Milli Uzay Programı çerçevesinde hayata geçirilen astronot misyonu ve yörünge projelerinin kurumsal altyapısını özetledi. Antalya buluşmasının Türkiye’yi bölgesel bir uzay merkezi yapma hedefinde önemli bir eşik olduğunu belirterek; uluslararası ortak deneyler, Ay araştırma programı ve genç araştırmacıların küresel ağlara entegrasyonu konularında iş birliklerine hazır olduklarını ifade etti.
• Gabriella Arrigo (Uluslararası Astronotik Federasyonu – IAF Başkanı ve İtalya Uzay Ajansı – ASI Uluslararası İlişkiler Direktörü):
Kongrenin küresel kapsayıcılığına ve çok taraflı uzay diplomasisine odaklandı. Hızla dönüşen uzay çağında; derin uzay araştırmalarından Dünya gözlem misyonlarına kadar tüm adımların karşılıklı güven, kapsayıcılık ve uluslararası iş birliği zemininde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Arrigo, IAF’ın barışçıl uzay kullanımını ve tüm milletlerin eşit erişimini savunan temel ilkesini hatırlatarak, Antalya’daki buluşmanın ortak aklı güçlendirmedeki rolüne işaret etti.
• Mehmet Fatih Kacır (T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı):
Türkiye’nin uzay vizyonunu ve sanayi politikalarını aktardı. Uzay çalışmalarının yalnızca gelişmiş birkaç ülkenin tekelinde kalamayacağını belirten Bakan Kacır; yerli uydusunu geliştiren, uzaya bağımsız erişim altyapılarını kuran ve insanlı uzay görevlerini hayata geçiren Türkiye’nin sanayi ekosistemiyle küresel ligde yer aldığını ifade etti. Uzayın sunduğu imkânların tüm insanlık için adil ve hakkaniyetli biçimde paylaşılması gerektiğini vurguladı.
• Recep Tayyip Erdoğan (T.C. Cumhurbaşkanı):
Açılışın kapanış hitabını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uzay vizyonunu en üst düzey devlet politikası olarak ortaya koydu. Uzayın insanlığın ortak mirası olduğunu vurgulayan Erdoğan; uzayın militarize edilmesine, belirli güçlerin tahakkümüne girmesine veya yeni bir sömürge alanına dönüştürülmesine karşı net bir duruş sergiledi. Türkiye’nin uzaydaki hedeflerini barışçıl amaçlar, uluslararası hukuk ve küresel adalet ilkeleriyle sürdüreceğini belirterek tüm ülkeleri kapsayıcı bir yönetişim zemininde buluşmaya davet etti.
Fuar Alanından Akademik Oturumlara
Resmi hitapların ardından açılan geniş fuar alanında küresel uzay ajanslarının pavilyonları, roket sistemleri ve uydu teknolojileri sergilenirken; eş zamanlı salonlarda insan faktöründen kriz yönetimine, uzay hukukundan yörünge güvenliğine kadar zengin bir akademik takvim işlemeye başladı.
Arka planda yürütülen ikili ve çok taraflı ajans görüşmeleri ise Antalya’nın, önümüzdeki dönemin uzay standartları ve stratejik iş birliklerinin müzakere edildiği aktif bir diplomasi merkezi haline geldiğini gösteriyor. İlk günden hafızalarda kalan temel vurgu; uzayın geleceğinin tekelleşmeyle değil, ancak barışçıl ve çok taraflı bir mutabakatla güvence altına alınabileceğidir.



