Savunma ve Havacılık İhracatı 10 Milyar Dolar Eşiğini Aştı
Türkiye, 2025’te yüzde 48’lik artışla tarihî ihracat rekoru kırdı
Türkiye savunma ve havacılık sanayii, 2025 yılında ihracatta tarihî bir başarıya imza attı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından açıklanan verilere göre, sektörün ihracatı 2024’teki 7,1 milyar dolarlık seviyeden yüzde 48 artışla 10 milyar 54 milyon dolara yükselerek ilk kez 10 milyar dolar barajını aştı.
Açıklanan rakamlar, Türkiye’nin 2025 yılı dış ticaret verilerinin kamuoyuyla paylaşıldığı törende duyuruldu. 2025 boyunca savunma ve havacılık ihracatının her ay bir önceki yılın aynı dönemini aşarak ilerlediği, özellikle Aralık ayında 2,5 milyar doların üzerindeki ihracatla aylık bazda tarihî rekor kırıldığı bildirildi.
Mal ve Hizmet İhracatında Dengeli Büyüme
2025 yılı toplam ihracatının 9 milyar 870 milyon dolarlık kısmı mal, 184 milyon doları ise hizmet ihracatından oluştu. Böylece savunma ve havacılık sanayiinin Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı %3,7 seviyesine yükseldi. Bu oran, 2022’de %1,7 seviyesindeydi.
Yeni Sözleşmelerde Güçlü İvme
İhracattaki artış, yalnızca teslimatlara değil, yeni imzalanan sözleşmelere de güçlü şekilde yansıdı. 2024’te yaklaşık 10 milyar dolarlık yeni sözleşme hacmine ulaşan sektör, 2025’i 17,8 milyar dolarlık yeni sözleşme ile kapatarak yaklaşık %78’lik bir büyüme kaydetti. Bu tablo, önümüzdeki yıllarda ihracatın sürdürülebilir şekilde artacağına işaret ediyor.
Avrupa, NATO ve ABD İlk Sırada
2025 yılında savunma ve havacılık ihracatının yaklaşık %56’sı Avrupa Birliği ülkeleri, NATO müttefikleri ve ABD’ye gerçekleştirildi. Avrupa pazarındaki güçlü performansı; Asya-Pasifik, Orta Doğu ve Afrika bölgeleri takip etti. Son dönemde imzalanan askeri gemi, eğitim uçağı, savaş uçağı ve SİHA sözleşmeleri, Türkiye’nin ürün çeşitliliğini ve küresel pazardaki etkinliğini artıran unsurlar arasında yer aldı.
2026 İçin Yeni Rekor Beklentisi
Sektör temsilcileri, 2026 yılında teslimatların hızlanmasıyla birlikte yeni ihracat rekorlarının kırılmasını bekliyor. Genişleyen platform portföyü, artan yerli alt sistem ve faydalı yük oranları, güçlü satış sonrası destek yapısı ve genç mühendis kaynağı, Türkiye savunma ve havacılık sanayiinin küresel rekabet gücünü pekiştiren temel unsurlar olarak öne çıkıyor.




