spot_img
spot_imgspot_img
13.6 C
İstanbul
Cumartesi, 2 Mart 2024

Hava-İş Basın Açıklaması Hk.

Seçtiklerimiz

8-11 ARALIK 2011 tarihlerinde Ankara’da yapılacak olan Türk-İş Genel Kurulu yaklaştıkça, gazetelere düşen haberlerin yanı sıra, Genel Kurula yönelik söylentiler de artmaya başladı. Bu söylentiler arasında Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun yapılmayacağı ve Genel Kurulun Ankara il merkezinin çok dışında bir yerde, havaalanı yolu üzerindeki Büyük Anadolu Oteli’nde yapılacağı türünden iddialar yer alıyor.

 

 
Eğer bu söylentilerde doğruluk payı varsa, mevcut Türk-İş yönetimi bir kez daha çok ciddi ve tarihi bir hata yapmak üzere demektir. Bu iddialar mevcut yönetimin Türk-İş’ten uzun yıllardır süregelen ve gelenekselleşmiş bir anlayışı terk etmesini istediği anlamına gelmektedir. Gelenekselleşmiş uygulamaya göre, 4 yılda bir yapılan Genel Kurullar öncesinde Türk-İş Başkanlar Kurulu toplanır ve Genel Kurul hazırlıklarını gözden geçirirdi. Genel Kurulu yönetecek divanın oluşturulması, sendikaların konuşma sıralarının kurayla belirlenmesi, konuşma süreleri ve komisyonlara verilecek sendikaların belirlediği adayların isimleri, konuşarak yani bir diyalog ortamında karar altına alınırdı.

 

 
Bunun yanı sıra hem konuk katılımcıların hem de il dışından gelecek olan delegelerin Genel Kurula katılımını kolaylaştıracak çözümler üretilir, uygulamaya konulacak pratik yöntemler ortaklaşa yürütülen bir çalışma ile belirlenirdi.
 
Genel Kurula çok az bir zaman kalmış olmasına rağmen, mevcut Türk-İş yönetiminin bu söylentileri yalanlayacak bir açıklama yapmıyor olması dikkat çekicidir. Bu bağlamda Genel Kurula yönelik herhangi bir hazırlığın görülmemesi söz konusu söylentilerin doğru olabileceği kanısını güçlendirmektedir.
 
Genel Kurulun yapılacağı iddia edilen salon, Türk Metal Sendikası’na ait olan Büyük Anadolu Oteli adlı, Esenboğa Havaalanına yakın bir yerde, il merkezinin uzağında bulunan bir mekandır. Böyle bir mekan tercihi hem delegelerin, konuların ve Genel Kurulu izlemek isteyen işçilerin ulaşımını zorlaştıracak hem de konaklama konusunda sendikaları alternatifsiz bırakacaktır. Dolayısıyla, bir dayatmanın söz konusu olacağı açıktır. Daha yalın bir biçimde ifade edecek olursak, bu uygulama sonuç olarak bir tecrit taktiğidir.
 
Türk-İş, tüm Türkiye’yi kapsayan ve aynı zamanda güçlü uluslararası bağlantıları olan bir işçi sendikaları konfederasyonudur. Dolayısıyla, Türk-İş Genel Kurulu da onun bu özelliklerini hem konuklar hem de delegeler açısından yansıtmalıdır.
 
Bu nedenle Genel Kurul kamuoyunun gözü önünde, erişimi kolay, katılımcılarıyla zengin, renkli ve çok sesliliği yansıtan bir yapıda olmalıdır. Mekan seçimi de bu anlayışla yapılmalıdır.
Büyük Anadolu Oteli’nin bu gereklilikleri karşılayacak bir mekan olmadığı açıktır. Genel Kurulun bu şekilde bir tecrit ortamında gerçekleştirilmesi, 4 yılda bir ülkemizin farklı köşelerinden gelen delegeler arasında tanışmayı, kaynaşmayı ve dayanışmayı beslemeyeceği gibi ayrıştırıcı bir etki yaratacaktır.
 
Delegeleri kontrol ve baskı altına almak, ilişkileri sınırlandırmak, katılımcı işçileri salon dışında tutmak, yani işçisiz bir Genel Kurul düzenlemek yönelişi ancak ve ancak müflis bir anlayışın ürünü olabilir. Türk-İş’i bugünkü iflas noktasına taşımış olan anlayış tam olarak budur.
 
Sendikal Güç Birliği olarak mevcut Türk-İş yönetimini kendi tabanından uzak kaldığını, tabanından korktuğunu ve ondan yabancılaştığını söyleyerek eleştiriyoruz. Genel Kurula yönelik vahim iddialar içeren söylentiler bu eleştirimizin ne kadar isabetli olduğunu göstermektedir.
 
 
Belediye-İş                 Basın-İş             Deri-İş       Hava-İş     Kristal-İş  
 
Petrol-İş             Tekgıda-İş                  Tezkoop-İş        Tümtis      TGS
 
 
 
 
 
SENDİKAL GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU
DÖNEM SÖZCÜSÜ 
 
ATİLAY AYÇİN
HAVA İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI

İlgili Makaleler

- Corendon -spot_img

Son Dakika