Amadeus–ICAO Ortaklığı: Biyometri ve Dijital Kimlikte Küresel Adım
Amadeus, ICAO ile Küresel Hava Yolculuğunda Dijital Dönüşümü Hızlandıracak
Seyahat teknolojileri alanının önde gelen şirketlerinden Amadeus, küresel sivil havacılığın dijital dönüşümünü hızlandırmaya yönelik önemli bir iş birliğine imza attı. Amadeus, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) ülkeler arasındaki dijitalleşme farklarını azaltmayı hedefleyen “No Country Left Behind (NCLB)” girişimine resmen katıldı.
Taraflar arasında imzalanan Mutabakat Zaptı kapsamında Amadeus, hava yolculuğunda dijital kimlik, biyometri, veri yönetimi ve sınır geçiş çözümlerinin ICAO standartları doğrultusunda yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak. İş birliği, özellikle ICAO’nun Yolcu Tanımlama Programı (TRIP) ve makine okunabilir seyahat belgelerine ilişkin teknik standartların küresel ölçekte uyumlu şekilde uygulanmasını hedefliyor.
Biyometrik Sistemlerde Küresel Uyum Hedefi
Amadeus, farklı ülkelerde kullanılan biyometrik sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışmasını teşvik ederek yolcu tanıma süreçlerinde kesintisiz ve güvenli bir deneyim sunulmasına katkı sağlayacak. Bu kapsamda şirket, dijital kimlik çözümlerinin hem operasyonel verimliliği artırmasını hem de yolcu deneyimini iyileştirmesini amaçlıyor.
Ayrıca Amadeus, ICAO üyesi devletlere teknik destek sağlayacak ve dijital kimlik ile biyometri uygulamalarının teknik, operasyonel ve düzenleyici boyutlarına odaklanan eğitim programları düzenleyecek. Bu çalışmaların, özellikle gelişmekte olan ülkelerde havacılık altyapısının modernizasyonuna katkı sağlaması bekleniyor.
İlk Sonuçlar 2026’nın İlk Yarısında
ICAO ve Amadeus iş birliği kapsamında yürütülecek çalışmaların ilk somut çıktılarının 2026 yılının ilk yarısında kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor. Projenin, küresel hava taşımacılığının sürdürülebilir büyümesi için dijitalleşmeyi kritik bir araç olarak konumlandırdığı vurgulanıyor.
2014 yılında başlatılan No Country Left Behind girişimi, ülkeler arasında ICAO standartlarının uygulanmasında görülen farklılıkları azaltmayı hedefliyor. Program, yalnızca dijital dönüşümü değil; aynı zamanda uçuş emniyeti, güvenlik ve sürdürülebilirlik alanlarını da kapsıyor.
ICAO’nun 2026–2050 Stratejik Planı doğrultusunda, sektör paydaşları, eğitim kurumları ve devletlerle kurulacak yeni iş birliklerinin artırılması planlanırken; Amadeus’un bu sürece dahil olması, özel sektörün küresel havacılık politikalarındaki rolünü daha da güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor.




