spot_imgspot_img
10.1 C
İstanbul
Salı, 24 Şubat 2026

1975 THY Kazası: 51 Yıllık Gizem Yeniden Gündemde

spot_imgspot_img

Seçtiklerimiz

51 Yıllık Havacılık Gizeminde Yeni Gelişme: THY’nin “Bursa” Uçağına Ait Olabileceği Değerlendirilen Parçalar Tespit Edildi

Türk sivil havacılık tarihinin en acı kazalarından biri olarak hafızalara kazınan ve 1975 yılında Marmara Denizi’nde kaybolan Türk Hava Yolları’na ait “Bursa” isimli Fokker F-28 tipi yolcu uçağının enkazına ilişkin arama çalışmalarında dikkat çekici yeni bulgular elde edildi. Yaklaşık yarım asırdır kesin konumu net şekilde ortaya çıkarılamayan enkaza dair gerçekleştirilen son deniz altı taramalarında, uçağa ait olabileceği değerlendirilen metal parçalar görüntülendi.

30 Ocak 1975 tarihinde İstanbul Yeşilköy Havalimanı’ndan kalkışının ardından Marmara Denizi’ne düşen uçakta bulunan 42 kişi hayatını kaybetmiş, dönemin teknik imkanlarının sınırlı olması nedeniyle enkazın tamamına ulaşılamamıştı. Olay, Türkiye havacılık tarihinde uzun yıllar çözülemeyen kazalardan biri olarak kayıtlara geçmişti.

Marmara Denizi’nde Yeni Sonar Taramaları Yapıldı

Son yıllarda gönüllü araştırma ekipleri tarafından yeniden gündeme taşınan enkaz arama çalışmaları kapsamında Marmara Denizi’nin Büyükçekmece ile Ambarlı açıklarında kapsamlı dip taraması gerçekleştirildi. Su altı dronları ve sonar sistemleri kullanılarak yapılan son operasyon sırasında deniz tabanında alüminyum yapıya sahip çeşitli parçalar tespit edildi.

Uzmanlar, görüntülenen materyallerin uçak gövdesine ait olabileceği ihtimali üzerinde dururken, kesin değerlendirme yapılabilmesi için teknik analiz ve resmi kurum incelemelerinin gerekli olduğuna dikkat çekiyor.

Gerçekleştirilen son çalışma, bölgede yapılan beşinci detaylı tarama operasyonu olurken, ekiplerin saatler süren arama faaliyetleri sonucunda önceki dalışlara kıyasla daha net bulgular elde ettiği ifade ediliyor.

1975 Kazası Türkiye’yi Derinden Etkilemişti

Kazanın yaşandığı dönemde hayatını kaybedenler arasında kamuoyunda tanınan isimlerin de bulunması olayın etkisini daha da artırmıştı. Ancak deniz derinliği, akıntı koşulları ve teknolojik sınırlamalar nedeniyle arama faaliyetleri uzun yıllar sınırlı kalmıştı.

Bugün gelişen sonar teknolojileri, su altı görüntüleme sistemleri ve insansız deniz araçları sayesinde kazaya ilişkin yeni verilerin ortaya çıkarılabileceği değerlendiriliyor. Elde edilen son bulgular, hem kazanın teknik detaylarının yeniden incelenmesi hem de hayatını kaybedenler için sembolik bir anma alanı oluşturulması yönündeki girişimleri yeniden gündeme taşıdı.

Uzmanlara göre enkazın kesin olarak doğrulanması halinde, Türkiye havacılık tarihinin en uzun süre çözülemeyen olaylarından birine ilişkin önemli bir aşama kaydedilmiş olacak.

İlgili Makaleler

- AJet -spot_imgspot_img

Son Dakika