spot_img
spot_imgspot_img
13.2 C
İstanbul
Cuma, 19 Nisan 2024

Reform Hareketi ile Söyleşi

Seçtiklerimiz

Sivil Havacılar Dergisi 5. Sayısında, Reform Hareketi ile yapılan söyleşiyi siz değerli okurlarımız ile paylaşmak istedik. Sivil Havacılar Dergisi tarafından sorulan sorular gerçekten çok özel ..
 
1-     Reform Hareketi neden ve nasıl doğdu?
Reform Hareketi aslında uzun zamandır arkadaşlarımızla üzerinde müzakere ettiğimiz sendika nasıl olmalı ve sendika neler yapmalı neler yapmamalı tartışmalarından doğdu. Özellikle kurum kültüründe gördüğümüz eksiklikler konusundaki müzakerelerimiz bizi sendika konusuna getirdi. Bu anlamda biz Hava İş Sendikasının yeniden olumlu yönde formatlanması gerektiğini düşünüyoruz. Mevcut yönetimin bizce en önemli sorunu; çalışanlardan kopmuş olması ve ayrı bir dünyada yaşamasıdır.  Çalışanlar, kendi haklarını savunmak için var olan sendikanın grev kararına bile uymamışlarsa eğer, bu tesbitimizin haklılığı daha bir görünür olur. Hiç kimse, çalışanların kendi haklarını önemsemediğini iddia etmeyecektir sanırım. Sendika yönetiminin kendisini çalışanlardan koparması sebebiyle, geldiğimiz noktada, sendikanın çalışanlarda hiçbir karşılığı kalmamıştır.
 
2-     Diğer listelerin aksine bir başkan adayınız ya da lideriniz bulunmuyor. Bunun nedeni nedir ve sorun oluşturmuyor mu? Sonuçta oy istediğiniz insanlar bir lider görmek isteyebilirler.
Aslında bir yerde haklısınız. Yaşadığımız toplumun kültüründe liderlerin önemli bir yeri var ve toplum olarak, biz de bunu talep ediyoruz. Biz hem söylem hem de bizzat kendi yapımız ile bu olgunun dışındayız. Zaten varlık sebebimiz de bu yapısal durumu değiştirmek. Bu nedenle yönetime gelirsek ilk yapacağımız işlerden biri, sendika başkanlığını iki dönem ile sınırlandırmak olacak.
Dolayısı ile bir kişi üzerine kurulu bir yapımız yok. Tek kişi üzerine kurulu değiliz derken, aslında, iki şeyi de demiş oluyoruz: 1- Reform Hareketi, herkesin katkısı ve katılımına açık bir harekettir. Yeter ki iyi niyetle ortaklığa açık olarak gelsin. 2- Reform Hareketi; sadece,  çalışanlara ve kamuoyuna kendimizi tanıttığımız duyurudaki isimlerden müteşekkil değildir.
3-     Sizin diğer hareketlerden farkınız nedir, çalışanlar neden sizi desteklesinler?
Biz, yapılan sendikacılığın tarzının yanlış olduğunu düşünüyoruz. Zira günümüz dünyasında sorunlar müzakere edilerek çözülüyor. Kavga ederek veya karşı tarafı anlamaya çalışmadan sadece olayları tek taraflı değerlendirerek çözüme ulaşmak mümkün olmuyor ve hatta ters tepiyor. Bunu mücadeleden taviz vermek olarak da algılamamak gerekiyor. Sadece gerçekçi olunması ve mücadele yönteminin değişmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaşanan süreç göstermiştir ki 23. Dönem Toplu İş Sözleşmesi sendika yönetiminin rızası dışında oluşturuldu ve 24. Dönem için de TİS imzalanmamasına rağmen işveren tek taraflı hareket ederek sanki sendika yokmuş gibi yoluna devam ediyor. Yani mevcut sendika yönetiminin uzlaşmaz ve kavgacı tavrı işçilere bir yarar sağlamamıştır. Ayrıca 305 kişinin iş akdinin feshine yol açan 29 Mayıs eyleminde sendika yönetimi çalışanları yanlış yönlendirmiş ve yüzlerce çalışan işinden olmuştur.
Bizim diğer gruplardan görünürde bir farkımız var aslında. Şu anki yönetimin ve bizim dışımızdaki hareketlerin (Emek Meclisi, Gökkuşağı Hareketi…) yaş ortalaması 50’nin üzerinde ve emeklilikleri gelmiş kişiler. Yani çalışanlara bir katkı sağlayabileceklerine ihtimal vermiyoruz. Bu anlamda biz, haklarını savunmak icin aday olduğumuz kitle ile aynı yaş ortalamasına sahibiz.
 
4-     Halihazırda devam eden grev konusunda düşünceniz nedir, siz olsanız ne yapardınız?
Grev bir sendikanın son silahıdır ve gerçekten çalışanlar istiyorsa yapılmalıdır. THY deki grevin isçilerin talebi olmadan ya da daha doğru bir ifade ile çok az bir kısmı hariç, yapıldığını düşünüyoruz. Sendika yönetimi tarafından işçilerin menfaati dışında bir gerekçeyle yapılan bu grevde, çalışanların tamamına yakını katılmadığı için etkisi olmadı. Ayrıca bu haliyle de, grev devam ettirilemez. Sendika yönetimi işçilerin destek vermediği bir grevi devam ettirmekte ne tür bir menfaat görüyor olabilir? 3.000 civarında pilotun çalıştığı THY de %1 oranında dahi pilot greve katılmamışsa bunun sorumluluğunu işverene atmak ne kadar gerçekçi siz karar verin. Bu oran sadece kokpitte değil birçok birimde %1 in altında. Yani 100 kişiden 99 u greve katılmıyor. Bu durumda grevi devam ettirmenin ne anlamı var ve çalışanlara rağmen çalışanların hakkını savunmaya çalışmak! psikolojisinin kaynağı nedir?
Gerektiğinde grev yapılır ancak biz greve gitmeden önce çalışanlara sorarız ve onlardan mutabakat aldıktan sonra greve gideriz. Ayrıca grevin maliyetinin de iyi hesaplanması gerekiyor. Son başarılı grev! 1991 yılında yapıldıktan hemen sonra çalışanların yaklaşık %10 u işinden atıldı.
 
5-     Seçilmeniz ve yönetime gelmeniz durumunda nasıl bir sendika yönetimi göreceğiz, neler vaat ediyorsunuz?
Sendikanın asli görevi işveren ile üyeleri için Toplu Sözleşme imzalamaktır. İşin doğası gereği taraflar menfaat uyuşmazlığı yaşayacak ve birbirleriyle çatışacaklardır. Ancak bu çatışmanın belli sınırları aşmaması gerekir. Savaşın bile belli kuralları vardır, kuralları ihlal eden taraf zorda kalır. Sendikanın da işverenin de sınırı işletmeye zarar vermemek olmalıdır. Sonuçta zarar eden bir işletmede çalışan işçilerin maaşlarını uzun süre tam ve zamanında almaları mümkün değildir.
Öncelikle kazanılmış haklardan hiçbirinden taviz vermeyi düşünmediğimizi burada net bir şekilde ifade edebiliriz. İkinci olarak TİS imzalarken ana felsefemiz kazan-kazan ilkesi üzerine kurulu olacak. Çalışanların yılsonunda kardan pay almalarını istiyoruz. Böylece işçi ve işvereni aynı paydada buluşmuş olabilir.
 
6-     Daha önceki duyurularınızda bazı projeleriniz olduğundan bahsettiniz. Bunlar nelerdir, açar mısınız biraz?
Sendikanın ilk ve asli işinin Toplu Sözleşme imzalamak olduğunu her ortamda dillendiriyoruz. Ancak sendikanın sadece iki yılda bir TİS imzalayan bir müessese olmasına da karşıyız. Yirmi küsür kere imzalanmış TİS in yenilenmesinin aylar hatta bazen yıllar sürmesini sendika yönetiminin bilinçli bir tercihi olarak algılıyoruz. Çünkü süreç 3 ayda biterse geri kalan 21 ay sendika ve onlarca çalışanının ne yaptığının sorgulanma olasılığı daha yükselecek.
Sendikanın hepimizin bildiği gibi ekonomik anlamda ciddi imkanları mevcut. THY de çalışanların genel yapısı, buraya çok genç yaşta başlamış olmalarıdır. Dolayısı ile önlerinde gerçekleştirmek istedikleri, istediğimiz önemli ihtiyaçlar var. Konut ihtiyacı gibi. Bu konuda neler yapabilirizi çalışıyoruz. Halihazırda bazı kurumlarla ön görüşmeler yapıyoruz. Biraz daha şekillendikten sonra sizinle ayrıntılarını paylaşacağız. Ama özet olarak üyelerimizin 3.havalimanı bölgesinde doğacak konut ihtiyacını karşılamak ve onları makul fiyatlarla uzun süreli ödeme planı çıkararak konut sahibi edindirmek istiyoruz.
İkinci projemiz sendikaya ait bir sosyal tesis inşa etmek. Üyelerden toplanan aidatların yine üyelerin menfaatine kullanılması ilkesinden hareketle, topladığımız aidatın bir kısmını sosyal tesis yapmakta kullanacağız. Bu sosyal tesisin amacı üyelerimizin aileleri ve arkadaşlarıyla hoşça vakit geçirebileceği ve ayrıca İstanbul dışından gelen üyelerin de konaklayabileceği bir yerin çalışanlara kazandırılmasıdır.
Üçüncü projemiz ücretsiz kurslar düzenlemek. Başta İngilizce olmak üzere personele maddi manevi katkı sağlayacak kursları ücretsiz düzenleyerek üyelerimizin lehine faaliyette bulunacağız.
 
7-     Sendika üyelerine iletmek istediğiniz mesaj nedir?
Tüm çalışma arkadaşlarımızdan şunu istiyoruz ki; kime oy verirseniz verin ama muhakkak oylarınızı kullanın. Sendikal özgürlük anayasal bir haktır ve engellenemez. Ayrıca, samimi olarak, üyelerin menfaatini en iyi koruyacak listenin seçimleri kazanmasını temenni ediyorum. Tabi ki çalışanların menfaatlerini en iyi koruyacak olan ekip olarak da kendimizi görüyoruz.
 
Kaynak: Sivil Havacılar Dergisi’nden alınmıştır.

İlgili Makaleler

- Corendon -spot_img

Son Dakika