spot_imgspot_img
5 C
İstanbul
Perşembe, 5 Mart 2026

Kayıp uçak için Terör kuşkusu

spot_imgspot_img

Seçtiklerimiz

Mazleya Havayolları ‘na ilişkin 239 kişi taşıyan yolcu uçağının radardan kaybolması ve enkazına geride kalan 2 gün, 1gece boyunca ulaşılamaması havacılık tarihinde benzeri görülmeyen durum oluşturdu.Cuma gününü cumartesiye bağlayan gece Malezya’dan havalanan Boeing 777, 2 saat akabinde, 10 bin metrenin üzerindeki yükseklikte uçuşunun belki de en emniyetli olması lazım gelen safhasında seyrediyordu.

Pilotlardan herhangi bir acil durum sinyali alınamadı. Hava koşullarının olağan olduğu ve uçağın çevresinde çarpışma olasılığı doğuracak herhangi bir hava aracı olmadığı ifade edildi.İki dev motoru sayesinde 16 saate varan uzaklığa uçabilen şirketin gözde modelleri arasında bulunan dev uçak aniden radardan kayboldu. Yolcu uçaklarının en güvenlilerinden biri olarak kabul edilen Boeing 777’nin Vietnam ve Malezya arasında denize düştüğüne kesin gözüyle bakılıyor.

Havacılık uzmanları, Boeing 777 gibi bir uçağın söz konusu koşullar altında düşmesinin son derece normal dışı olduğuna önem arz ediyor.

ÇALINTI PASAPORTLA YAN YANA

Uçağa çalıntı pasaportla binen iki yolcu bulunduğunun ortaya çıkması akıllara terör olasılığını getirdi. Uçuş listesinde isimleri bulunan İtalyan Lui Maraldi ve Avusturyalı Christian Kozel’in pasaportlarının iki sene önce Tayland’da çalınmış olması terör şüphesini güçlendiriyor. Üstüne üstlük, uçağa çalıntı pasaportla binenlerin yan yana oturduğu kesinleşti.

KABİN PATLAMASI OLABİLİR Mİ

Terör eylemi dışında, uçağın havada gövde bütünlüğünün birden bozulması ihtimali  yer alıyor. Havacılıkta ‘Kabin patlaması’ olarak uslup edilen olay, kabin içi basıncın yarım saniye gibi bir sürede düşmesi neticesi meydana geliyor. Uçaktaki patlamayı ani büzülme ve parçalanma takip edebiliyor. Metal yorgunluğunun yanında, ciddi bakım ihmal ve hataları söz konusu duruma yol açabiliyor.

KARA KUTU TARTIŞMALARI

Uçağın nasıl düştüğü gizemini korurken, aradan önceki iki gündüz bir gece boyunca enkaza ulaşılamamış olması kara kutu tartışmalarını alevlendireceğe benziyor. Olağan şartlarda sinyal göndermesi lazım gelen kara kutunun bu fonksiyonunu her daim yerine getirememesi sebebiyle, havacılıkta eşzamanlı uydu takip sistemlerinin kullanılması bir zamandır gündemde.

HANGİ ÜLKE SÖZ SAHİBİ?

Gizemli biçimde düşen uçak bir başka tartışmayı da birlikteliğinde getirdi. Enkazın yerinin kesinleşmemesi, bölge ülkeleri arasında kimin söz ve yetki sahibi olması gerektiği hususunda muğlaklık oluşturuyor. Uçağın kaybolmasından beri Güney Çin Denizi’nde altı ülke müşterek çalışıyor. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü kurallarına göre, enkaz hangi ülkenin egemenlik alanındaysa, o ülke arama, kurtarma ve tahkikat gibi yetkilere sahip.

KOORDİNASYON SORUNU

Enkaza uzun süreden beri ulaşılamamış olması özellikle Vietnam ve Malezya arasında sık sık koordinasyonsuzluğa, hatta çatışmaya yol açıyor. Uçakta 154 yolcusu mevcut bulunan Çin’in bölgeye savaş gemileri dahil 20’nin üstünde deniz aracı göndermesi koordinasyon sorununu ağırlaştırıyor. ABD donanmasına ilişkin bir destroyer de bölgeye ulaşmak üzere.

ENFORMASYON ÇAĞINDA BİLGİ NOKSANLIĞI

Kayıp uçakla beraber enformasyon çağında veri (bilgi) noksanlığı sorunu da bütün çıplaklığıyla anlaşıldı. Saatler geçtikte değişik ülkelerin değişik birimlerinden gercekleşen açıklamaların teyidi soruna dönüşürken, kriz yönetimi internet çağının hızının çok fazla gerisinde kaldı. Yaklaşık 100 kadar yolcu yakını, imzaladıkları bildiriyle Malezya Havayolları’nı ‘veri (bilgi) saklamakla’ suçladı.

ABD SESSİZCE DEVREDE

Ülkesindeki hava kazalarında şeffaflığı öne çıkaran ABD ise, soruşturmaya dahil olmasına karşın kamuoyuyla veri (bilgi) paylaşamıyor ve alakalı ülkeye yardımla yetiniyor. Uçağın üreticisi olan Boeing firmasının yanında, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) soruşturmaya dahil olmuş durumda. 

İlgili Makaleler

- AJet -spot_imgspot_img

Son Dakika