spot_img
spot_imgspot_img
8.5 C
İstanbul
Perşembe, 29 Şubat 2024

Ergün Diler’in paralel havaalanı yazısı

Seçtiklerimiz

Gülen  geldi mi!

Paralel Yapı ile mücadele tüm hızıyla  sürüyor. Devlet, içine çöreklenen UR’dan kurtulmak için elinden geleni  yapıyor. Böyle büyük mücadeleler haliyle kırıp dökmeden olmaz.

Bu tip  operasyonlarda yürürken PARADAN ayrılmamak şarttır.

Şu ana kadar  yapılan çok şey olsa da PARA ile ilgili atılan ciddi bir adım yok.

Ve  bizler PARA ile KOMPLOLARI yan yana düşünmeyiz!  Ama PARASI olan gücünü kullanır. Bunu ıskalarız.

MHP kaset olayını  düşünün!

Partiyi kim ele geçirmek istedi?

Kimler burada görev  aldı?

Nasıl görev dağılımı yapıldı?

Hiç bilmediğimiz yerlerde neler olup  bitiyordu?

Emri veren kimdi?

Sorgulamadan yerine  getirenler kimdi?

Soru  çok!

Açalım…

MHP’nin KASET olayında başrol Faruk Bayındır isimli  birine aitti. Kimdi bu şahıs? Çok yazılan çizilen bir şey yok! Ama çok kritik  bir yerdeydi! Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçısı olduğu  biliniyordu.

Emniyet’ten Veli isimli bir yetkili Faruk Bayındır’ın emireri  gibiydi. Zaten ortağı da TEŞKİLAT’ın avukatıydı. Bayındır ismi gündeme  geldiği zaman paralel gazetecilerden E. C. ile E. D. hemen devreye girdi. Şimdi  uzaklarda olan bir başka gazeteciye "Faruk ile iyi geçin.

Ne  istiyorsa yerine getir!" emri verildi.

Gazetecilikle bir ilgisi yoktu ama  emir demiri kesiyordu.

MHP kasetleri bazı gazetecilerin içinde yer aldığı bir  kumpastı. Faruk Bayındır önemliydi ama asıl önemi BÜYÜK ORTAK Yalçın  Ayaslı’dan kaynaklanıyordu.

Bu isimle ilgili pek fazla bir şey bulma  imkanınız yok.

AMA VAR !

Yıllardır cemaatle yan yana  duran HABERTÜRK bile bu BAYINDIR’ın satın aldığı jeti haber  yaptı. JET Türkiye’de kimsede yoktu. 58 milyon dolara  alınmıştı.

Markası GLOBAL EXPRESS XRS idi…  Kalktığı gibi ikmal  yapmadan AMERİKA’ya inebiliyordu.

Zaten buna özellikle  önem verilmişti. Parayı verenin BAYINDIR olduğu yazılıp çizilse de  patron YALÇIN AYASLI’ydı…

O satın almıştı. Bir amacı  vardı!

Bayındır ile Ayaslı TARKİM HAVACILIK’ta ortaktı.  Daha sonra da şimdiki BORA JET’te!

Uçaklar garip bir şekilde  peşin parayla alınıyordu. Parayı sokakta bulan bunu yapmazdı ama durum  böyleydi… Ayaslı’nın bir ayağı da BOSNA’daydı.

Acaba kaç  kez ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ’ne gidiyordu! Ve acaba neler  konuşuyordu?

Devam…

Yalçın Ayaslı BOĞAZ’da önemli bir yalı aldı.  Ancak kimse bunu bilmedi. Özellikle AMERİKALI misafirler gelip burada  konaklıyordu. Yalının önüne koca bir YAT da çekilmişti. Eeee, Boğaz turu  olmazsa olmazdı! Yalçın AYASLI, ODTÜ’lü idi. Ve AK PARTİ’de çok  etkili olan bir isimle çok ama çok yakındılar. Aslında yakın olduğu isimler  birden fazlaydı! Mesela BORA  JET kurulduğunda VERGİLER ödenmiyordu.

Birileri hemen korumayı  görev biliyordu.

Yalçın AYASLI gerçekten özel bir isimdi. Dünyada  belki de OBAMA ile en sık görüşen tek TÜRK’tü. Lüks yaşayan biri  değildi.

Ama 58 milyon dolara uçak  alıyordu.

GARİP!

Devam…

AYASLI’nın en garip yönü bütün  önemli toplantılarını BODRUM’daki TEKNESİNDE YAPMASIYDI!

Bütün  görüşmeler orada olurdu!

Peki oraya kimler gitti?

Kimler kimlerle omuz  omuza verdi?

Bunlara da geliriz.

Daha tatilden yeni geldik…

Ortağı  Faruk Bayındır gizli sandığı toplantılarda "MHP’yi devirdim.  Kimse artık önümde duramaz!" diyordu…

Peki Faruk Bayındır  kimdi?

Cemaat içindeki rolü neydi?

FLORYA İMAMI buydu! Yanında  ve arkasında çok önemli işadamları vardı.

Mesela her SALI Florya’da  çok özel toplantılar yapılırdı.

HAZIM SESLİ orada olurdu.

Faruk  da…

Hatta şimdilerde özel bir havayolu şirketinin sahibi olan isim de…  Düşünün, bulursunuz! Büyük bir şirketi var. Hatta Yalçın Ayaslı bu  şirketi KUZEY IRAK’a uçuran isimdi… Hep iç içe… Ama hiç  görmüyoruz…

Faruk Bayındır ile Yalçın Ayaslı ortak olunca hangi hangara  çöktüler?

CEM UZAN’IN SAHİBİ OLDUĞU HANGARA !

Peki madem  hangara geldik, devam edelim… Çünkü bütün SIR’lar  burada…

OBAMA ile direkt konuşabilen biri neden BORA  JET’le TARKİM HAVACILIK‘la uğraşıyordu?

Amacı ne  olabilirdi?

Faruk Bayındır mesela BARZANİ ailesine çok özen  gösteriyordu.

JETLERİ bu aileye veriyordu.

Barzani’nin kızları hep  bu uçaklarla taşınırdı. Ama asla ve kat’a kayıt tutulmazdı. Kimse de  bilmezdi.

Londra-İstanbul çok olurdu… Uçaktaki herkesin ismi  bilerek YANLIŞ yazılırdı.

GİZLEMEK için! Bayındır’ın arkasında  da ŞİRKETLER vardı. Koca patronlar vardı.

Bayındır’ın kızı da  Amerika’da cemaatin okulunda okuyordu…

Neyse konudan  kopmayalım…

AYASLI neden UÇAK işine girmişti?

Buraya  dönelim…

Mesela 17-25 ARALIK operasyonu başlayınca bazı işadamları Faruk  Bayındır’ı arayıp jetlerini hazır tuttu! 24 saat!

Kimlerdi  bunlar?

Yazacağız! Bekleyin!

Bu hangarı kullanan çok isim  vardı.

SİYASİ!

İlişkiler iç içe geçmişti.

Devam…

ATATÜRK  HAVALİMANI’nda en özel hangar Bayındır ve Ayaslı’nındı! İKİ GİRİŞİ  VARDI. NORMALDE polis ve gümrük memurunun durması gereken yerlerde  kimse yoktu. ÇOK ÖZEL MİSAFİRLER KAYITSIZ BİR ŞEKİLDE  BURADAN UÇAĞA BİNİYOR VE İSTEDİKLERİ YERLERE GİDİYORDU! Çoğu  yabancıydı. Çok sayıda Amerikalı buradan gelip uçuyordu. MANİFESTO, yani  kayıt bilgisi, tutulmuyordu. Daha önemli olanı ise bunların UÇAKLARI PARA  DOLU BİR ŞEKİLDE İNİYOR ve kimseye tek satır izahat vermiyorlardı.  Böyle ayrıcalık bunlardan başka kimde yoktu.

Hangar ÖZEL olduğu için  58 milyon dolarlık uçak da özeldi. Amerika’dan ya da başka bir yerden alınan  insanlar buradan KAYITDIŞI olarak Türkiye’ye girip istedikleri yere  gidiyor sonra da tekrar binip kayboluyorlardı. Mesela Fetullah Gülen gelse ve  İstanbul’da toplantılarını yapsa kimse görmüyordu. Geldiği gibi elini kolunu  sallayıp gidebiliyordu. Böyle çok adam geldi gitti. Hiç kayıt yok.  Oradaki DEVLET BUNLARDI! Ve çok ama çok sayıda siyasetçi ile işadamı  buradaydı.

AJANLARI saymıyorum bile… Kim izin verdi?

Kim bunu  hazırladı?

Neden yaptı?

Bilen biliyor!

Bilmeyenler için sözümüz  yok…

Cemaatin gazetecilerinin pek çoğu gazeteci falan değil. Ama içlerinde  olanlar var. Üç kuruş maaşla geçinenleri içeriye alırken HANGAR  KARDEŞLİĞİ KURANLARI ISKALAMAK DOĞRU DEĞİL…

Bela  bunlar!

Ayda 2000 lira kazanan bir muhabiri almanın hiç bir getirisi yok.  Örgütün hiçbir sırrına hakim olmayanların alınmasının mantıklı izahı da yok…  Zaten işin içinde olanlar dışarıda.

Parası olmayanlar burada…

Bu  nedenle KUMPASLARIN içinde olan PATRONLAR İSTANBUL’u turluyor.  Bunlara gitmek şart. Gitmezseniz yarın onlar size gelir.

Bu kesin!

Mesela  Yalçın Ayaslı’nın kurduğu TCF yani Turkish Cultural Foundation var!

Bunun  başındaki G. K. isimli şahsın eşi CIA ajanı… Bizlerin bilmediği Amerika-  Türkiye arasında muazzam bir HAT var… Şimdilik bu AĞ’daki işadamlarını  yazmıyorum. Tek tek yazacağımı bilmeleri iyi olur. Operasyonlara  bakıyorum.

Bir süre sonra hiç bilmediğiniz ve hiç duymadığınız ilişkileri  burada okuyacaksınız… Herkes yalan söylüyor ve kendini gizliyor. BÜYÜK  PLANIN İÇİNDEKİLER PARA SAHİPLERİ.

İnanın futbolcular ya da  gazeteciler değil…

İSTANBUL’un orta yerinde, dünyanın  merkezinde, ATATÜRK HAVALİMANI’NDA KARARGAH kuruldu. Kimselerin  giremeyeceği kapıların arkasında özel SIR dolu toplantılar yapıldı.

Bu  adamlar bunların bilinmediğini sanıyor…

Ve Ankara’yı kandırdıklarını  düşünüyor…

Bakacağız ve göreceğiz…

Kim kandırılmış,  anlayacağız…

Bekleyin… Daha yeni döndük…

İlgili Makaleler

- Corendon -spot_img

Son Dakika