Havayolları şirketlerinin en büyük gider kalemi şüphesiz uçak akaryakıtı. Dolaysıyla dalgalanan akaryakıt fiyatları bir havayolu şirketinin “vezir de olmasına, rezil de olmasına” sebep olabilir.
Akaryakıt fiyatlarıyla kumar oynamak istemeyen havayolu şirketleri için basit bir enstrüman var aslında: Hedging Fonlaması. Bu araç bir tür sigorta; Bir finans kuruluşuna yapılan belirli bir ödeme karşısında sözleşme boyunca kullanacağınız akaryakıtın tamamını veya bir bölümünü fiyat dalgalanmalarına karşın sabitlemiş oluyorsunuz.
Diğer bir değişle küresel enerji fiyatları ne olursa olsun, sizin için bu fiyat değişmeyecek. Örneğin piyasada uçak yakıtı fiyatları artarsa, aradaki farkı Hedging fonu ödeyecek. Diğer taraftan fiyat düşerse, bu fon fazladan para kazanmış olacak.
Sizin için bunun anlamı, sözleşme süresince, ki bu genelde 12 aylık dönemleri kapsıyor, sabit ve öngörülebilir bir gider kaleminizin olmasıdır. Dolaysıyla bu vadede gelecekle ilgili daha akılcı yatırımlar yapabileceksiniz… Sürprizler yaşamayacaksınız… Kumar oynamamış olacaksınız.
Elbette bu fonlamanın aynı bir sigorta poliçesinde olduğu gibi, kendi maliyeti var. Uçak yakıtı fiyatları artarsa, siz kazançlısınız. Ancak düşerse, ‘poliçe ücretini’ cebinizden ve boşuna ödemiş olacaksınız. Yani aslında yine kumar oynuyorsunuz. Tek fark; önemli bir kalemdeki azami giderlerinizi önceden bilmeniz.
Hedging ticaretinin ne kadar maliyetli olabileceğini en iyi United Continental ve Delta gösterdi. Tüm beklentilerin aksine uçak yakıt fiyatlarının son 12 ayda yüzde 40 oranında düşmesi, bu iki şirkette inanılmaz zararlara yol açtı.
Buna göre dünyanın en büyük 3. havayolu şirketi olan Delta Airlines 2015’in ilk 3 çeyreğinde Hedging ticareti nedeniyle 1,95 milyar dolar zarar etti. Dünyanın ikinci büyük havayolu şirketi olan United Continental havayolu akaryakıtının sadece yüzde 17’sini Hedging ticaretiyle fonladığı için zarar 650 milyon dolarla sınırlı kaldı. Southwest Havayolları ise 326 milyon dolar zararla ‘kurtuldu’…
‘Zarar etti’ derken dikkatli olunmalı. Zira bunlar ‘kardan zarar’. Her 3 şirket de bu dönemde toplamda kar kaydetti elbet. Ancak asıl karlı çıkan en yakın rakipleri American Airlines oldu. Bu şirket 2014’den bu yana Hedging ticaretini tamamen bıraktı ve bir yıl içinde ortalama yüzde 40 düşen yakıt maliyetinden en fazla faydalanan grup oldu.
‘Hedging Kumarı’ Delta, United ve Southwest şirketinin de sabrını fazla zorlamış olmalı ki, her 3 şirket de sözleşmişçesine bu ay itibariyle Hedging’den vazgeçtiklerini ve reel yakıt fiyatlarıyla yüzleşeceklerini açıkladılar.
Oysa uzmanlara göre bu zamanlama çok yanlış. Zira uçak yakıt fiyatları son 4 yıldır sürekli bir düşüş içindeydi ve artık yükselişe geçme zamanını buldu. En azından Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerinde hızlı bir yükselişe geçen havayolu şirketlerinin uçuş sayıları, küresel petrol bölgelerindeki siyasi istikrarsızlık ve Avrupa-Uzakdoğu-ABD bölgelerinde ağır sanayinin tekrar canlanarak enerji ihtiyacının artması, enerji fiyatlarının tekrar yükselişe geçmesine işaret kabul ediliyor.
Southwest havayolu şirketinin sözcüsü Chris Mainz, ABD merkezli havayolu şirketlerinin sadece son 4 çeyrekte Hedging ticaretinden yaptıkları zarar toplamda 3 milyar doları geçiyor.
United Continental şirketinin Finans Müdürü Gerald Laderman, Hedging fonlamanın havayolu şirketleri için gelecekte de vazgeçilmez bir araç olduğunu belirtiyor ve United grubunun küresel siyasi gelişmelere göre tekrar bu aracı kullanacağını söylüyor.
American Airlines’dan Scott Kirby ise, Hedging ticaretinin en fazla Amerikalı havayolu şirketleri tarafından kullanıldığına dikkat çekiyor.
Mehmet PERÇİN




