ICAO’dan Kritik Güvenlik Çağrısı: “Sivil Havacılıkta Emniyet Önceliktir”
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), küresel ölçekte artan güvenlik riskleri ve çatışma ortamlarının hava trafiğini etkileme ihtimali karşısında üye devletlere önemli bir çağrıda bulundu. Kurum, ülkelerin 1944 tarihli Şikago Sözleşmesi’nin temel ilkelerine ve hükümlerine eksiksiz şekilde bağlı kalması gerektiğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler sistemi içinde faaliyet gösteren ICAO, sivil havacılığın yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda küresel barış, ekonomik istikrar ve uluslararası iş birliğinin temel unsurlarından biri olduğunu hatırlattı. Açıklamada, yolcuların, hava sahasının ve kritik altyapının güvenliğinin devletlerin doğrudan sorumluluğunda olduğu ifade edildi.
Hava Sahası Kapatma Mekanizması Güvenliğin Parçası
ICAO, güvenlik tehdidi oluşması halinde hava sahasının kapatılmasının uluslararası hukukta tanımlanmış meşru bir koruma aracı olduğunu belirtti. Bu uygulamanın, uçuş ekiplerinin ve yolcuların güvenliğini sağlamak açısından hayati öneme sahip olduğu kaydedildi.
Örgüt, sözleşme gereği devletlerin birbirleriyle iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini ve kriz dönemlerinde bilgi paylaşımının gecikmeden yapılmasının zorunlu olduğunu hatırlattı.
Bölgesel Koordinasyon Mekanizmaları Devrede
Çatışma bölgelerinde hava sahasının etkilenmesi durumunda ICAO’nun bölgesel ve bölgeler arası koordinasyon platformlarını aktif hale getirdiği bildirildi. Bu platformlar; ilgili devletler, komşu ülkeler, hava seyrüsefer hizmet sağlayıcıları, hava yolu şirketleri ve sektör temsilcilerini bir araya getiriyor.
Bu mekanizmaların temel amacı, prosedürlerin uyumlu hale getirilmesi, risklerin değerlendirilmesi ve uluslararası hava trafiğinin güvenli ve düzenli şekilde sürdürülmesi olarak açıklandı. Söz konusu uygulamalar, Şikago Sözleşmesi’nin “Hava Trafik Organizasyonu”na ilişkin ek hükümleri çerçevesinde yürütülüyor.
Risk Değerlendirmesi Devletlerin Sorumluluğunda
ICAO ayrıca, 2025 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda oy birliğiyle kabul edilen A42-4 sayılı karar doğrultusunda, çatışma bölgelerinde sivil havacılığa yönelik risk analizinin münhasıran devletlerin, hava seyrüsefer hizmet sağlayıcılarının ve hava taşıyıcılarının sorumluluğunda olduğunu hatırlattı.
Örgüt, teknik uzmanlık, bilgi paylaşımı ve koordineli risk azaltma uygulamalarıyla devletlere destek sunmaya hazır olduğunu belirtirken, güvenlik konularında taviz verilmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizdi.
ICAO, kurumsal tarafsızlık ilkesi gereği bireysel devletlere ilişkin yorum yapmadığını da ifade etti.




