“305 işçi geri alınmadan toplusözleşme bitmeyecek” diyen Hava-İş üyeleri, önceki gün toplusözleşme görüşmelerinin ilk oturumunun yapıldığı THY Genel Müdürlük binası önünde eylem yaptılar.
Hava-İş yöneticileri, ilk oturumda işten atılan 305 işçiyi hatırlatarak, “Bunları işe geri almadan başka maddelerde pazarlık yapmayız” dedi.
İşe iade davaları sürerken bilirkişinin verdiği rapor da işten atılan işçiler içerisinde olumlu bir hava yarattı. Haklılıklarının bir kez daha ortaya çıktığını söyleyen Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, mahkemenin isteği doğrultusunda bağımsız bir heyetten oluşan bilirkişi heyetinin hazırladığı raporda, “Yapılan görüntü incelemelerinde herhangi bir fiili engellemenin yaşanmadığını, oraya gelen insanların sendikanın yapacağı basın açıklamasına katılmak için oraya geldikleri, doktor raporlarının da kesinlikle geçersiz sayılamayacağını, bu nedenle fesihler geçersizdir” denildiğini anlattı.
DİRENİŞÇİLERİN SAYISI ARTTI
Bilirkişinin verdiği bu raporun psikolojik bir yanı da olduğunu belirten Ayçin, “Biz başından beri grev yasağının antidemokratik olduğunu, haksızlık yapıldığını söylemiştik. Rapor doğruluğumuzu ve haklılığımızı kanıtlıyor. Rapor yayınlandığı günden beri direnişe katılan işçi sayısı da artmaya başladı” dedi.
Raporun yayınlanmasının toplusözleşme görüşmelerinin başlamasına denk gelmesinin de olumlu olduğunu aktaran Ayçin, hükümetin grev yasağı konusunda yaptığı yanlıştan döndüğünü, işverenin de bu yanlıştan dönmesi için toplusözleşmenin iyi bir fırsat olduğunu kaydetti.
Ayçin, “Biz de zaten 305 arkadaşımız işe geri alınmadan toplusözleşmenin bitmeyeceğini söylüyoruz. Daha önce işe iade davasını kazanan arkadaşlarımız işe başlatılmadı. İşveren ve hükümet yetkilileri bir çok yerde yaptıkları açıklamalarda mahkemenin karar vermesi durumunda itiraz etmeden alacaklarını söylemişlerdi. Fakat bu kararları temyiz ettiler. Bu sorunu masada çözsünler” diye konuştu.
DİRENDİK KAZANDIK
Toplusözleşme sürecinde bu raporun yayınlanmasının çok önemli olduğunu belirten işten atılan işçilerden Önder Türkyılmaz, “Bu rapor hem yaptığımız eylemin hem de direnişimizin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Gerçekten direnerek kazanılan bir zafer bu. Biz direniş yapmasaydık bu grev yasağı kalkmazdı. Kimse bizden böyle bir direniş beklemiyordu. Bunun tersini gösterip bu grev yasağını kaldırmayı başardık. Bu direniş kaldırılan bir grev hakkının nasıl geri alına bilindiğini gösterdi” dedi
Harun Ebirek ise direnmeden kazanım olmayacağının bir kez daha ortaya çıktığını kaydetti.
Tuğçe Yılsoy da haksızlığa uğradıklarının hem kamuoyunca, hem kendine destek verenler cephesinden hem de adli makamlarca belgelenmiş olduğunu söyledi.
Bilirkişi raporunun “29 Mayıs günü yapılan eylem tamamen yasal” dediğini hatırlatan Yılsoy, “Bilirkişi raporunda da yazıyor, disiplin kuruluna sevk edilmeden işten atıldık. Bizim amacımız bu şirketten tazminatımızı alıp gitmek değil. Bizim amacımız 305 arkadaşımızın işe geri dönüşü. THY’nin yaptığı iş akdi fesihleri yasa dışı, iş yasasına, toplusözleşmeye aykırıydı. Bizde önce personelin savunması alınır, karşılığında bir uyarı cezası olur, kınama cezası olur, son olarak da disiplin kuruluna sevk edilir. Ama biz nasıl atıldık? Mesajlarla, maillerle” diye konuştu.
235 gündür direnişte olduklarını, bu direnişi yapmamış olsalar da belki adli makamların böyle raporlar verebileceğini ama grev yasağının kalkmayacağını ifade eden Yılsoy, grev yasağının direnişle kaldırıldığını kaydetti.




