Atlantiği aşan uzun mesafeli uçuşların ucuz olmadığı bilinir. Fakat Avrupa içinde düşük maliyetli uçuşlara ağırlık veren "Norwegian Air Shuttle" (NAS), kendi modelini ABD ve Asya’ya da taşımayı planlıyor. Şirket, bu planı bazı değişikliklerle hayata geçiriyor. Örneğin, uzun mesafeli operasyonlarını Norveç’ten İrlanda’ya taşıyor, pilot ve personelden bazısını Bangkok’ta üslendiriyor, ABD’de uçuş görevlileri işe alıyor ve kullanımdaki en gelişmiş ticari jet uçağıyla, Boeing 787 Dreamliner’la uçuyor. Diğer havayolu şirketleri ve pilotlarsa onlara köpürüyor.
Uzun mesafeli uçuşları düşük fiyatla yapmayı deneyen başka şirketler daha önce başarısızlığa uğramıştı. Fakat NAS’ın icra başkanı Bjorn Kjos, sıra dışı yaklaşımlarıyla uçuş fiyatlarını yüzde 50 düşürebileceklerinden emin. NAS şirketi mayısta, Oslo’yla New York Kennedy Havaalanı arasındaki uçuşları gidiş-dönüş 509 dolarlık açılış fiyatlarıyla başlatmıştı. Yakın bir dönemde Oslo’yla New York bölgesi arasındaki ikinci en ucuz uçuş, 895 dolarla United Airlines’ın Newark Havaalanı çıkışlı seferiydi. Şirket, bu yıl uçuşlarına on küsur yeni rota eklemeyi planlıyor ve bunlara Londra-New York ile Kopenhag-Fort Lauderdale (Florida) arasındaki aktarmasız seferler de dahil. Ayrıca İrlanda’dan işletme ruhsatı alındı ve yabancı ruhsatı için de ABD Ulaştırma Bakanlığı’na başvurulduğu açıklandı.
Bu ruhsat, ABD’yle Avrupa Birliği arasında hava yolculuğunu serbestleştiren 2007 tarihli bir anlaşma çerçevesinde, şirketin Los Angeles ve Florida’nın Orlando kenti dahil, seferlerine yeni uçuş noktaları eklemesine imkan veriyor. 1990’ların başında NAS’ı kuran kişilerden biri olan eski deniz hukuku avukatı Kjos, "Uçuşlarda daha da ciddi indirimler olmasını bekliyoruz" diyor. Ancak şirket, ucuz taşeron işgücü kullandığı ve fiyat kırdığı gerekçesiyle Amerika’daki çalışma örgütleri, havayolları ve pilotlardan yoğun bir tepki alıyor. Bu kesimler, NAS’ın AB’yle yapılan açık hava sahası anlaşmasından haksız yarar sağladığını (çünkü Norveç AB üyesi değil) savunuyor. Havayolları Pilotları Birliği’nin başkanı Lee Moak, "Yasa ve düzenlemelerdeki açıklardan yararlanarak küresel piyasalarda ABD’li havayollarına karşı haksız ekonomik avantaj sağlamak istiyorlar" diyor. NAS’ın "elverişli bayrak" stratejisi uyguladığı ifade ediliyor ve bu tutum, yerel yük gemilerinin Liberya gibi mevzuatı zayıf ülkelere kaçmasına benzetiliyor.
ABD Ulaştırma Bakanlığı’na gönderdikleri ortak bir mektupta Delta Airlines, United Airlines ve American Airlines; düşük fiyatlı havayolu şirketinin uzun mesafeli operasyonlar ını Dubl in’den yürüterek çalışma yasalarını bypass etmek istediğini; Tayland’dan pilot işe almak için de Singapur merkezli bir şirketten yararlandığını ifade ediyor. Havacılık uzmanı William S. Swelbar’a göre NAS örneği, hem açık hava sahası anlaşmasındaki çalışma haklarının ne kadar korunabileceğini test ediyor, hem de ABD’li havayolu taşımacıları ve onların uluslararası ortaklarına, aslında düzenleyicilerce öngörülen rekabet şartları sunuyor. "Onlar, bu anlaşmayla sunulan imkânlardan yararlanan gerçek anlamdaki ilk düşük fiyatlı havayolu şirketi" diyor Swelbar. Bu arada başka şirketler de benzer uygulamalar deniyor.
Dubai merkezli havacılık devi Emirates’in New York’la Milano arasında aktarmasız uçuşlara başlaması buna bir örnek. NAS, geçen baharda Bangkok’ta bir merkez açtı ve Tayland’dan uluslararası seferlere başlayarak, Oslo ve Stockholm’e uçuş başlattı.
ABD’de de iki yeni merkez (New York’la Fort Lauderdale) açan şirket orada 300 uçuş ve yer hizmetleri görevlisini işe almayı planlıyor. Şirketin Ulaştırma Bakanlığı’na yazdığı mektupta transatlantik seferlerinin, bakanlığın uzun zamandan beri desteklediği, Açık Hava Sahası Anlaşması’nın da öngördüğü türden rekabet yanlısı, müşteri yanlısı ve büyüme yanlısı bir yenilik olduğu dile getiriliyor. Yüzde 20 oranında yakıt tasarrufu sağladığı söylenen Boeing 787 bu planda önemli bir yere sahip. NAS, yolcularını 291 koltuklu kabinde uçuruyor. (Uçakların koltuklarında birer televizyon ekranı olsa da yiyecekler ilave ücrete tabi) Ancak Boeing 787, 2011’deki çıkışından beri sorunlar yaşıyor. Geçen yıl akülerin anlaşılamayan nedenlerle alev almasından sonra uçağın filosu üç ay havalanmadı. Ocak ayında da bir uçak, kanattan yakıt sızdırdığı için 19 saat bekletilmişti. Bunlara rağmen Kjos, Boeing 787’yi "çok iyi" olarak nitelendiriyor.
Hava kuvvetlerinde savaş uçağı pilotu olarak bir zamanlar olası Sovyet ihlallerine karşı Norveç hava sahasında devriye gezen Kjos, o yılları hakkında bir casusluk romanı da yazmış. Şimdiyse Atlantiği aşan uçuşların yüzde 87’sini elinde bulundurduğunu söylediği üç uluslararası havayolu ittifakına (Star Alliance, SkyTeam ve Oneworld) meydan okumanın yollarını arıyor. "Elbette rekabet istemiyorlar" diyor Kjos. "Özellikle düşük fiyatlı havayolu şirketlerinden."
Kaynak: Sabah




