Abdulkadir Uraloğlu: Türk Hava Sahası 2026’ya Tarihi Rekorla Başladı
DHMİ Yönetiminde Türk Hava Sahasında Rekorlar Serisi Sürüyor
Türkiye, küresel havacılık ağındaki stratejik konumunu 2026 yılının ilk günlerinde bir kez daha ortaya koydu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun paylaştığı güncel veriler, Türk hava sahasının transit uçuş trafiğinde tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını gösterdi. Yeni yılın ilk haftasında kırılan bu rekor, Türkiye’nin Avrupa–Asya hava koridorundaki kritik rolünü pekiştirdi.
Günlük Transit Uçuşta Tüm Zamanların Zirvesi
Bakanlık tarafından değerlendirilen EUROCONTROL verilerine göre, 4 Ocak tarihinde Türk hava sahasında 2.177 transit uçuş gerçekleştirildi. Bu rakam, bugüne kadar kaydedilen en yüksek günlük transit uçuş sayısı olarak kayıtlara geçti.
✈️ 4 Ocak’ta 2 bin 177 transit uçuş ile tüm zamanların en yüksek günlük transit uçuş sayısına ulaştık.
🏅 Bu başarıyla, 31 Ağustos 2025’te kaydedilen bin 906 uçuşluk önceki rekoru geride bıraktık.
🛫 DHMİ, 2025 yılı boyunca toplam trafik sayısında 6, transit uçuş sayısında ise… pic.twitter.com/VGtR4Dbldv
— Abdulkadir URALOĞLU (@a_uraloglu) January 6, 2026
Söz konusu performans, 31 Ağustos 2025’te ulaşılan 1.906 uçuşluk önceki rekorun da geride bırakıldığını ortaya koydu. Böylece Türkiye, hava sahası kullanımında Avrupa hava trafiğinin en yoğun kavşaklarından biri olma konumunu güçlendirdi.
Rekorlar Serisi 2025’te Başladı, 2026’da Devam Etti
Türk hava sahasında artan trafik, yalnızca tek bir günle sınırlı kalmadı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) verileri, 2025 yılı boyunca toplam trafik sayısında 6 kez, transit uçuş sayısında ise 8 kez rekor yenilendiğini ortaya koydu.
Bu süreçte hava trafik kontrol merkezleri, yoğunluğun zirve yaptığı dönemlerde dahi uçuşlara kesintisiz, emniyetli ve yüksek standartlarda hizmet sunmayı sürdürdü. Elde edilen bu istikrarlı performans, 2026 yılının ilk ayında kırılan yeni rekorla birlikte sürdürülebilir bir büyüme trendine dönüştü.
Türkiye, Küresel Hava Trafiğinde Stratejik Merkez
Uzmanlar, Türk hava sahasında art arda gelen rekorların; coğrafi avantaj, gelişmiş hava trafik yönetimi, dijitalleşme yatırımları ve deneyimli insan kaynağının birleşimiyle mümkün olduğunu vurguluyor. Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasındaki ana geçiş noktalarından biri olan Türkiye, artan transit trafikle birlikte uluslararası havacılıkta güvenilir ve vazgeçilmez bir merkez olma yolunda ilerliyor.
2026’ya rekorla giren Türk hava sahası, yalnızca rakamsal büyümeyle değil; emniyet, operasyonel verimlilik ve süreklilik alanlarında da güçlü bir performans sergileyerek küresel havacılık otoritelerinin dikkatini çekmeye devam ediyor.




