Altyapı ve Çevreden sorumlu Devlet Sekreteri Wilma Mansveld, Nieuwsuur programına gönderdiği yazılı açıklamada “Avrupalı meslektaşlarımla birlikte, Körfez taşımacılığında Ortadoğu’dan gelecek ve haksız rekabet oluşturma riski bulunan oluşuma karşı daha sert kurallar koymak istiyoruz” dedi.
Salı akşamı yayınlanan Nieuwsuur televizyon programında havacılık sektöründeki dengelerin değişme aşamasında olduğu gerekçesi ile önümüzdeki dönemde Schiphol havalimanının bu sektör içindeki yerine bakıldı.
Rekabeti önlemek için müzakere
Programda AB ve Körfez ülkeleri arasında yürütülen görüşmelerde haksız rekabetin önüne geçilmeye çalışıldığı belirtilirken Devlet Sekreteri Mansveld’in şu açıklaması dikkat çekti: “Anlaşma ile ilgili müzakereler devam ettiği müddetçe, Hollanda Körfez ülkeleri havayolu şirketlerine yeni iniş izni vermeyecektir.”
Rekabet korkusunu destekleyen bir başka kişi ise KLM eski direktörü ve şuanda Air France-KLM komiseri Peter Hartman’dan oldu. Hartman durumu, direk olarak Schiphol ve Hollanda’daki işsizliği artıracak unsur olarak nitelendirdi. Durumun Fyra’nın başına gelenlerden daha ehemmiyet verici sonuçları olacağını söyleyen Hartman, Schiphol’ün batabileceği vurgusunu yaptı.
Yoğun rekabet riski
Emirates, Etihad, Qatar Airways gibi Ortadoğu şirketlerinin havacılık sektörünü eline geçirdiği belirtilen programda, dikkat çekici bir diğer nokta ise Türk Havayollarını da bu isimler arasında yer alması oldu. Hatta İstanbul’a yapılacak yeni havaalanın yıllık 150 milyon yolcu kapasitesiyle Schiphol’ün 3 katı bir sayı olduğuna vurgu yapıldı.
Hollanda Fransız ortaklığı olan KLM-Air France şirketinin hem Türkiye hem de Körfez Ülkeleri hayayoları ile daha da fazla zorlanacağı belirtilen programda, kısa mesafede “ucuzcu” olarak tarif edilen EasyJet ve Ryanair’in ve uzun mesafede de Körfez ülkeleri şirketlerinin payının artması ile baskının da arttığı kaydedildi.
Baskın pozisyon
Yaklaşık 10 yıl önce Emirates (Dubai), Etihad (Abu Dabi) ve Qatar Airways’in piyasada çok fazla etkin olmadığı, ancak geçen süre içinde bu etkinin giderek arttığı belirtilen programda, Türk Hava Yollarının da özellikle Asya-Avrupa uçuşlarında bu şirketler arasında önemli bir yer elde ettiği belirtildi.
Bu dört havayolu şirketini 2008 yılında 50 milyon yolcu kapasitesini eçtiğimiz yıl 115 milyon yolcuya çıkarken öte yandan Air France ve KLM ise 2014 yılında ancak 77 milyon yolcu taşıyabilmiş olduğuna vurgu yapıldı.




