Air India Kararı: Eski Havacılık Bakanı Hakkında Soruşturma Açılmayacak

Seçtiklerimiz

Hindistan’da Air India Uçuş Emniyeti Davasında Kritik Karar: Eski Bakan ve Üst Düzey Yöneticilere Soruşturma Talebi Reddedildi

Hindistan’da 2017 yılında Air India pilotunun zorunlu alkol kontrolünü gerçekleştirmeden uçuş yaptığı iddiasıyla başlayan hukuki süreçte yeni bir karar alındı. Mumbai Mahkemesi, eski Sivil Havacılık Bakanı Ashok Gajapathi Raju ve Air India’nın eski Yönetim Kurulu Başkanı Ashwani Lohani hakkında ceza soruşturması başlatılması talebini reddetti.

Hindistan havacılık sektöründe yaklaşık dokuz yıldır devam eden uçuş emniyeti tartışmasında önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Mumbai’deki üst derece ceza mahkemesi, Air India bünyesinde 2017 yılında meydana geldiği öne sürülen uçuş emniyeti ihlaliyle bağlantılı olarak dönemin üst düzey kamu ve havayolu yöneticileri hakkında polis soruşturması açılması yönündeki başvuruyu kabul etmedi.

Mahkemenin kararı, eski Hindistan Sivil Havacılık Bakanı Ashok Gajapathi Raju ile Air India’nın eski Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ashwani Lohani’nin de aralarında bulunduğu yetkilileri kapsıyor.

14 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan kararda, daha önce yerel mahkeme tarafından verilen hükmün hukuka aykırılık içermediği ve değiştirilmesini gerektirecek bir durum bulunmadığı belirtildi.

Uçuş Öncesi Zorunlu Alkol Testi Tartışmanın Merkezinde

Hukuki sürecin temelini, Air India’nın 19 Ocak 2017 tarihinde gerçekleştirdiği iki iç hat uçuşuyla ilgili iddialar oluşturuyor.

Air India Kaptan Pilotu A. Kathpalia’nın, Yeni Delhi’den Bengaluru’ya gerçekleştirilen AI-174 seferi öncesinde zorunlu nefes analizörü testine girmeden uçuşu gerçekleştirdiği ileri sürüldü.

Şikâyete göre pilot, Bengaluru’ya iniş yaptıktan sonra eksik test konusunda bilgilendirilmesine rağmen havalimanının kontrollü alanında kalmaya devam etti ve aynı gece AI-173 sefer sayılı dönüş uçuşunu gerçekleştirdi.

Ayrıca pilotun uçuş sonrasında yapılması gereken alkol kontrolüne de katılmadığı ve daha sonra sağlık görevlisinin bulunmadığı bir ortamda uçuş öncesi test kayıtlarına gerçeğe aykırı bilgi girdiği iddia edildi.

Söz konusu iddialar, uçuş ekiplerinin alkol kontrol prosedürleri ve havayolu işletmelerinin emniyet denetim mekanizmaları açısından tartışmalara neden oldu.

Hindistan Sivil Havacılık Otoritesi İnceleme Başlatmıştı

Olayın ardından Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA) tarafından idari süreç başlatıldı.

Dönemin DGCA Genel Müdür Yardımcısı Lalit Gupta, 15 Şubat 2017 tarihinde konuyla ilgili inceleme yapılmasını ve pilotun uçuş lisansının askıya alınmasını kararlaştırdı.

Ancak şikâyetçi konumundaki kıdemli kabin görevlisi K. V. Jagannatharao, olayın yalnızca pilotun bireysel sorumluluğuyla sınırlandırılamayacağını savundu.

Jagannatharao, dönemin Air India yönetimi ve ilgili kamu görevlilerinin de gerekli denetim ve yaptırım süreçlerini işletmedikleri gerekçesiyle hukuki sorumluluklarının araştırılmasını istedi.

Başvuruda, uçuş emniyetine ilişkin zorunlu kontrollerin ihlal edildiği iddiasının yanı sıra olay sonrasında uygulanan idari işlemlerin yeterliliği de sorgulandı.

Mahkeme Üst Düzey Yöneticiler Hakkındaki Talebi Kabul Etmedi

Mumbai Dindoshi Mahkemesi Ek Oturum Hâkimi M. Mohiuddin tarafından değerlendirilen başvuruda, 2018 yılında verilen önceki mahkeme kararının değiştirilmesi için yeterli hukuki gerekçe bulunmadığı sonucuna ulaşıldı.

2018 tarihli kararda, yalnızca Kaptan A. Kathpalia hakkında polis incelemesi yapılması yönünde karar verilmiş, diğer üst düzey yetkililere yönelik talepler reddedilmişti.

Son başvuruda ise dönemin Sivil Havacılık Bakanı Ashok Gajapathi Raju ve Air India yöneticisi Ashwani Lohani’nin de olayla bağlantılı olarak soruşturma kapsamına alınması istendi.

Mahkeme, dosyada bu kişilerin iddia edilen ihlaldeki somut rollerini ortaya koyan yeterli açıklama bulunmadığını değerlendirdi.

Kararda ayrıca Delhi Yüksek Mahkemesi’nin, olayın başlıca şüphelisi konumundaki pilot hakkında daha önce açılan ceza soruşturmasını, iddianameyi ve bağlantılı hukuki işlemleri iptal etmiş olması belirleyici unsurlardan biri olarak gösterildi.

Bu nedenle Mumbai Mahkemesi, diğer yetkililer hakkında yeni bir ceza soruşturması başlatılması yönünde karar verilmesine hukuki dayanak bulunmadığı sonucuna vardı.

Havacılıkta Emniyet Prosedürleri ve Yönetim Sorumluluğu Gündemde

Davaya konu olan olay, ticari havacılıkta uçuş ekiplerinin alkol kontrol prosedürlerinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Uçuş öncesi alkol kontrolleri, pilotların görevlerini güvenli şekilde yerine getirebilmelerini sağlamaya yönelik temel emniyet uygulamaları arasında bulunuyor.

Bu kontrollerin düzenli gerçekleştirilmesi, sonuçların doğru kaydedilmesi ve olası ihlallerin ilgili otoriteler tarafından değerlendirilmesi, havayolu işletmelerinin emniyet yönetim süreçlerinde önemli yer tutuyor.

Air India davasında ise mahkemenin son kararı, söz konusu emniyet prosedürlerinin öneminden ziyade, belirli kamu ve şirket yöneticileri hakkında ceza soruşturması başlatılmasını gerektirecek hukuki koşulların oluşup oluşmadığına odaklandı.

Dokuz Yıllık Hukuki Süreçte Yeni Aşama

2017 yılında başlayan olayla ilgili son mahkeme kararı, Hindistan havacılık sektöründe uzun süredir devam eden hukuki tartışmanın önemli aşamalarından birini oluşturdu.

2014-2018 yılları arasında Hindistan Sivil Havacılık Bakanı olarak görev yapan Ashok Gajapathi Raju, halen Goa Valisi olarak görev yapıyor.

Ashwani Lohani ise Air India Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olarak 2015-2017 ve 2019-2020 dönemlerinde görev üstlenmişti.

Mumbai Mahkemesi’nin son kararıyla birlikte, eski bakan ve üst düzey havayolu yöneticileri hakkında aynı olay kapsamında ceza soruşturması açılması yönündeki başvuru reddedilmiş oldu.

Karar, havacılık emniyetine ilişkin iddialarda bireysel sorumluluk ile kurumsal ve idari sorumluluğun hukuki açıdan ayrı ayrı değerlendirilmesinin önemini de ortaya koydu.

Editörden

- AJet -spot_imgspot_img

Son Dakika