13.5 C
İstanbul
Salı, 20 Nisan 2021

Vizyon Uçuş Akademisi Genel Müdürü: Ferhat YENİBERTİZ

Haftanın Haberleri

1. Sivil havacılık sektörüne son yıllar da başarılarınızla imzanızı attınız. Kendinizden ve Başarı hikâyenizden kısaca bahseder misiniz?

Tüm gayret ve çabalarımız, gelişimimiz dışarıdan bu şekilde görülüyorsa ne mutlu bize. Lakin bu uzun bir yolculuk ve daha yapacak çok şey var. Ülkemiz sivil havacılık alanında tamamen profesyonel ve kurumsal bir kurgu ile etki alanımızı genişletmeye çalışıyoruz. Tabi bu sadece temenni ile olmuyor, değişken ve zorlu bir iklimde, alacağı her yeni değerle işlevi değişen bir denklemle mücadele ederek başarmaya çalışıyoruz.

Ortada bir başarı varsa bu elbette tüm ekibin başarısıdır. Vizyon Havacılık şemsiyesi altında uçuş akademimizin yanında AOC (Air Operator Certificate) ve hangarlama, PART-145 bakım hizmetleri sağlayıcısıyız, yani vitrinde birçok ürünümüz var. Her departmanın başına mümkün olduğunca sektörün en iyilerini konumlamaya çalıştık. Acizane tecrübelerim şunu gösterdi, kendimi gündelik teferruatların içerisinde boğuşurken gördüğüm zaman dilimlerinde şirketin yarınını ve gelecek projeksiyonu ihmal etmeye başlıyorsun. Buna fırsat vermemek için de kaliteli ve kabiliyetli bir ekip ile çalışmak zorundasın. Vizyon Havacılık bugün böyle bir rüya takıma sahip. Hedefler sadece benim değil hepimizin hedefi, bu nokta çok önemli.

Tüm operasyonu yaklaşık 50 kişi yönetiyoruz. Ana binamız ve simülasyon merkezimiz Ankara şehir merkezinde. Hangarımız Esenboğa Havalimanı’nda. Akademimizin uçuş eğitimleri Kapadokya Havalimanı’nda gerçekleştiriyoruz. PIC (Pilot in Command) uçuşlarımızı Esenboğa Havalimanında PICCLUB alt markamız altında yürütüyoruz. Filomuzda 15 tane hava aracı var. 5 adet Cessna 172S, 2 adet Piper Seminole, 1 ader Piper Arrow ve 2 adet Tecnam P2008JC olmak üzere 10 tanesi eğitim faaliyetlerinde kullanıyoruz. Simülatörümüz ise ALSIM ALX model. AOC operasyonumuz altında 3 tane iş jeti var. Kendi uçaklarımızın bakımıyla beraber dışarı bakım hizmeti de veriyoruz.

Sistemin başarısını bir kişiye mal etmek haksızlık olur. Ortada bir gelişim ve başarı var ise bu şüphesiz doğru konumlandırılmış, doğru kişilerden oluşan tüm ekibindir. Yatırımcının size güvenmesi, vizyonu ve önünüzü açması başarının parçasıdır. Yeni ve kaliteli filoya ve tesislere sahip olmak başarının bir parçasıdır.

2. Vizyon Uçuş Akademisi olarak, 2020 yılında küresel ekonomik kriz, dalgalı döviz kuru ve korona virüs (COVID-19) salgının da başarılı bir performans sergilediniz. Tüm problemlerin krizlere dönüştüğü noktalarda nasıl bir strateji izlediniz?

Evet 2020 yılı sıra dışı olumsuzlukların yaşandığı garip zorluklarla dolu tarihe yazılacak bir yıl oldu. Lakin 2018 yılı da zordu, 2019 yılı da başka zordu. Unutuyoruz aslında. Kur bazlı maliyetlerle iş yapmak için genel olarak zor bir zaman dilimine şahit oluyoruz. Havacılık sektörü maliyetleri gerçekten büyük oranda kur bazlı olan bir alan. Uçuş eğitim akademimizde kur sabitleme riskine girerek sıra dışı kampanyalar yaptık. Kapasitemizi nerede ise 2021 ortasına kadar doldurduk diyebilirim. Şu an 100’ün üzerinde öğrencimiz, 10 tane uçuş eğitmenimiz var. Aslında pandemi dönemi ile istihdam ve öğrenci sayılarımızı artıracak bir takım stratejileri hayata geçirdik. Tedirgin bir öğrenci kitlesi okulunu ararken biz onları tek tek bulduk, kabiliyetlerimizi, kalitemizi, samimiyetimizi, hedeflerimizi iyi anlattığımızı düşünüyorum. Öğrenci adayını dinleyen, samimi ve içten yaklaşan, ticari kaygılarla manipüle etmeyen bir pazarlama birimi kurduk. Fiyatlarımız gerçekten rekabetçi ve altın kuralımız 1 dolar dahi indirim yok. Yani iyi pazarlık yapanın iyi fiyat aldığı bir kurum değiliz, bu da ayrıca güven oluşturan bir ilke. Her gelen öğrenci adayının bütçeyi yan yana getirmek için tüm ailesinin seferber olduğu pahalı bir eğitim.

Çok ilginç hikayelere şahit oluyoruz. Babasının emekli tazminatı ile gelen de var, ailesinin tek arabasını satıp gelen de. Evlerini satıp kiraya çıkan da var, eşinin kolundaki bilezikleri satan da. Bunlar sırtımıza ayrı bir sorumluluk ve vebal yüklüyor.

Şahsım adına en büyük motivasyon ilerde bu mezunlarımızı bir gün yolcu uçağında kaptan anonsunda duyduğumda ya da bir iş jetinde kaptanlığını gördüğümde veya bir uçuş eğitmeni olarak gördüğümde olacak elbette. Hayallerinin bir parçası olmak, bir iz bırakmak şüphesiz ki şahsım adına kıymet biçilemez bir tatmin. Sanırım bu işte en büyük kazancım da bu.

3. Ekonomik krizler ve Korona Virüs (COVID-19) sonrası ulusal ve uluslararası pazar ne durumda? Sizce sektörü gelecekte neler bekliyor?

Havacılık sektörü şüphesiz en büyük tahribatı yaşadı. Bu pahalı bir arabanın kaza yapması gibi. Lakin pandeminin tüm dünyaya, kıtalar ve ülkeler arasında hızlıca yayılmasında ister istemez en büyük pay da hava yolu taşımacılığına ait. Ne derler hem suçlu, hem güçlü. Ardında da sistem en büyük cezayı bu sektöre kesti sanki. Bu benim yaklaşımım.
Bu süreç elbette geçici. Günün sonunda bu süreci devrilemeden ayakta kalabilenlerin zaferi olacak. Birçok sektörden, iş kaleminden vazgeçebilirsiniz lakin hava yolu taşımacılığından vazgeçemezsiniz. Işınlanma ticari hale gelene kadar daha emniyetli ve hızlı bir ulaşım alternatifi dünyada yok. Bu zorlu süreç elbette bitecek ve yeni tedbirlerle, kurallarla trafik kaldığı yerden tekrar başlayacak. Hava yolu taşımacılı insanların artık iyi öğrendiği, sevdiği ve çok tükettiği bir hizmet. Serbestlik geldiğin, gerekli tedbirlerle kapılar açılmak sureti ile güven ortamı sağlandığında bakın bakalım Flight Radar nasıl bir yoğunluğa şahit olmaya başlayacak.

Gerek bayrak taşıyıcı gerekse LCC (Low Cost Carrier) dünyada birçok hava yolu şirketi küçülmelere gidiyor, uçaklarını faz faz ground etti ve ediyor, çalışan sayılarını azaltıyor vs. bunlar sürdürülebilir olmak ve ayakta kalmak için kaçınılmaz. Ekonomik olarak milyarlarca dolarlık zarar, kayıp var. Bence tüm bu olanların üzerinden bunlara ağlamamız bir şey ifade etmeyecek, dersler alıp önümüze bakacağız. Bulunduğumuz sektör hiçbir zaman cazibesini yitirmez, yitiremez. Bu bir mola gibi. Devrilemeden durup nefes alınacak güne kadar ayakta durabilmekle ilgili. Mutlaka yok olanlar olacak, küçülenler olacak günün sonunda bu kaçınılmaz ama sektör evrilip cazibesini tekrar ortaya koyacak. Dünya çapında aşılamalar başladı, iyi netice haberlerini duymaya başladığımızda gri bulutlar dağılmaya başlayacaktır.

4. Daha akılcı düzenlemelerin ortaya çıkması haricinde, havacılık endüstrisinin karşılaştığı en büyük sorunlar sizce neler? Peki, Uçuş Akademisi olarak ana endişeleriniz neler?

Daha akılcı düzenlemeler diye tabir ettiğiniz aslında bu belirsizlik iklimindeki anlık tedbirler olup revizyona muhtaç hamleler. Daha çok şekillenecektir. Amerika’da ki 11 Eylül saldırısının akabinde hatırlarsanız havacılık sektörü emniyet kuralları ve tedbirleri yıllarca şekillendi, revize edildi ve bir noktaya geldi. Şu an alıştığımız ve normal gelen birçok şey aslında 11 Eylül olayından önce yoktu, unutuyoruz. Bu sefer tüm dünyada yaşanan bir hadise var ve elbette radikal düzenlemeler ve revizyonlar gelecek.

Uçuş akademileri de bu eko-sistemin ayrılmaz bir parçası. Doğal olarak tüm revizyonlara ve etkilerine elbette maruz kalacak. Havacılık dev bir eko-sistem, dev bir paket gibi düşünün. Beraber büyür, beraber küçülür. Kuralları ağırdır ve her yeni düzenleme mevcut sistem içerisinde ki her bir bireyi ve iş kalemini direkt ya da dolaylı olarak etkiler. Ticari açıdan sorarsanız dediğim gibi bu sancılı dönemi en azından başa baş atlatabilmek ile ilgili. Çünkü öyle bir sektör ki, vazgeçemezsiniz. Ticaret durur, ülkeler ve kıtalar arası ilişkiler durur, turizm durur, gelişim durur vs. Allah izin verir ise benim sektörün geleceği ile ilgili bir kaygım ve endişem yok, şu an tüm odağım bu süreci devrilemeden atlatabilmek.

5. Ne tür sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirdiniz? Peki, iklim değişikliği ve geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Somut başarılar elde etmiş kurum ve kuruluşların şöhretleri yalnızca hizmetleri ya da ürünleri ile değil, ülkeye, topluma ve insanlığa kattığı değerle de anılmalıdır. Bu bağlamda elbette bizler de çocukların, gençlerin havacılığı sevmesi ve yarınlarında yer alması için teknik geziler düzenlemeye gayret ediyoruz. Birçok lise ve üniversite öğrencisi maalesef staj yapacak yer bulamıyor ki bu şahsını çok üzüyor. Tamamen teori ile kalmaları ve gerçek bir iş ortamında tozu yutmadan mezun olmaları gibi endişe verici halleri duyuyorum. Biz kapasitemizi üzerinde teknisyen alarak bu hassasiyeti göstermeye çalışıyoruz. Önümüzdeki yıl bir de Vizyon Havacılık hatıra ormanı hayalim var.

Dünyada artan uçak sayısının iklim değişikliğine etkisi azımsanamaz. Bu oldukça iri bir konu olmakla beraber kendim ilgili kaynakları bolca takip ediyorum, rakamları ve istatistikleri didikliyorum zaman zaman. Mevcut zorlu süreci atlattığımızda, bu tarz konularla ilgili sosyal proje hayallerim de mevcut. Hatta birkaç ilgili stajyer üniversite öğrencisinin taze zihinleri ile konuyu ülkemizde emsal teşkil edecek bir makaleye dökme planım da var.

6. Vizyon Uçuş Akademisi’nin büyümesi için dijital medya ve sosyal medya ne kadar önemli?

Tüketmeyi yaşam biçimi haline getiren insanoğlu, dijitalleşme ile birlikte muazzam şekilde bilinçlenerek fiyat, fiyat fayda ilişkisi, ürün, kampanya, promosyon gibi pazarlama stratejilerini takip ederek satın alacağı ürünle ilgili tercihini artık çok hızlı belirleyebilmektedir. Tüketici davranışlarının değişmesine etken olan faktörlerden bir diğeri gün geçtikçe tüketici sayısının artması ve günümüz tüketicilerinin ne aradığını ve bunu nerelerde bulabileceğini iyi bilen bilinçli, dersini iyi çalışmış tüketiciler haline gelmesidir.

Bugün sosyal medyada yer almamak büyük stratejik bir hatadır. Ben şahsen şu an web sitelerinin tamamen prosedürel yani sırf kurumsal açıdan olması gerektiği için dizayn edildiklerini net görebiliyorum. Müşteri ile ilişkinin başlaması, olgunlaşması ve sonuçlanması neredeyse tamamen sosyal medya üzerinden oluyor. info@vizyonhavacilik.com.tr ‘ye gelen mesaj sayısı sosyal medya üzerinden olan trafik yanında neredeyse yok gibi. Bu bağlamda sosyal medya ve sağladığı faydaları elbette iyi içerikler üretmek sureti ile azami surette kullanmaya gayret ediyoruz. Bizim zaten tanımlı bir potansiyel hedef kitlemiz var. Bir hava yolu şirketi için herkes potansiyel bir müşteridir ama bizim için elbette hedef çok daha belirli ve tanımlı bir kitle. Bu mesajınızı verebilmek için hem avantaj hem de dezavantaj olabiliyor. İşte burada sosyal medya hesaplarımızı yöneten arkadaşlarımızın becerilerinden faydalanarak iyi sonuçlar almaya çalışıyoruz.

Özet olarak sosyal medyaya çok önem veriyoruz, yatırım yaptığımız bir alan ve daha da çok odaklanacağız. Kaliteli ve etkili içerikler üretmek için çaba gösteren bir ekibimiz var.

7. Vizyon Uçuş Akademisi’nin 10 yıl sonra nerede olacağını düşünüyorsunuz? Önümüzdeki yıllarda hangi alanda yatırımlarınız olacak?

En büyük hayalim yurt dışına eğitim ihraç edebilmek. Tek seferlik ya da birkaç öğrenciye değil. Zaten yabancı öğrencilerimiz var. Burada hedef uzun vadeli anlaşmalar ile yabancı öğrenci gurupları. Uzun zamandır üzerinde çalıştığım bir konu ve pandemi öncesi bir ülke ile öğrenci grupları için anlaşma yaptık. Lakin malum süreç dolayısı ile bu program beklemede. Yurt dışına eğitim ihracatı beni şahsen heyecanlandıran bir proje. Ülkemize değer katmakla beraber akademinin ufkunu açacak, kalitesini artıracak bir oluşum. Mevcut anlaşma yaptığımız ülkeye ilaveten başka 2 ülke ile daha şu an online masadayız. İnşallah güzel haberler çıkaracağız.

En büyük hayalim yurt dışına eğitim ihraç edebilmek. Ülkemize değer katmakla beraber akademinin ufkunu açacak, kalitesini artıracak bir oluşum.

Ayrıca 2021 yılı için planladığımız 2 kıymetli proje daha var. Ama bunları zamanı geldiğinde açıklama isterim. Hedefimiz topyekün bir entegre akademiye dönüşmek. Türkiye’de en çok tercih edilen ilk iki akademiden birisi olmak. Şu an “Zero to Airline” olararak tabir ettiğimiz sıfırdan bir öğrenciyi hava yolu şirketi kapısına teslim pilot olarak teslim etme kabiliyetimiz var. Türkiye’nin sayılı tam yetkiye sahip akademilerinden birisiyiz ama bu yetmez. Çok farklı alanları da anons ediyor olacağız.

8. Yönetim stilinizden kısaca bahseder misiniz? Sizce başarınızın sırrı nedir?

İlk sualde de açıklamaya çalıştığım gibi başarı tüm ekibin başarısı. “Ben” demeyi çok sevmem. İletişimi, kaliteli iletişimi severim. Ekibim tarafından her zaman rahatlıkla ulaşılabilir bir yöneticiyim. Nefsi olarak takdir edilmek güzel bir histir. Hak edenden esirgememek gerekir. Teşekkür etmek, onure etmek gibi basit eylemleri yeri geldiğinde içten ve samimi olarak sunabilmek güzel şeyler. Ve hepimizin iş dışında bir yaşamı, yönetmekte olduğumuz özel hayatı var. Hepsi hayata dair ve hayatın içinde beraber her şeyi anlamlı kılan şeyler. Her şey iş hayatımız değil. Bir çalışanın yıllık iznini kullanamaması bir şeylerin yolunda gitmediği ya da iyi planlanamadığı anlamına gelir bence. Burada da en büyük sorumluluğu kendi üzerimde hissederim. Önce insan, insana değer. Başarı ardından zaten gelir.

9. Okuyucularla paylaşmak istediğiniz herhangi bir şey var mıdır?

Tüm insanların eskide olduğu gibi özgürce sosyalleşebildiği, sağlık dolu günlerin bir an evvel tekrar gelmesini dilerim. Bu tabi ki büyük oranda yine biz insanların elinde.

Maskemizi takalım, ne kadar zor olsa da bu dönemde kalabalıktan ve temastan kaçınalım, kurallara uyalım.

- TUSAŞ -spot_img

İlgili Haberler

- PGS -spot_img

Son Dakika