AirNewsTimes Anasayfa Ödüller Künye İletişim Bilgileri

Havayolu Pilot Transferleri Genelgesi

Yaşar Öztürk

ozturkylaw@ttmail.com

SHGM UÇUŞ EKİBİ TRANSFERİ GENELGESİ (UOD – 2015/13)

UÇUŞ EMNİYETİNİ TEHLİKEYE DÜŞÜRÜYOR.

Ülkemiz havayolu taşıyıcılarının her yıl, yaz sezonundan önce pilotlarının istifa ederek daha iyi şartlar sunan başka havayollarına transfer oldukları ve bu nedenle uçuşların en yoğun olduğu bir zamanda pilot bulamadıkları şikayeti gündeme gelir. Bu konudaki haberleri yazılı ve görsel basında izleriz. Hatta geçtiğimiz yıllarda, özel sektör sivil hava işletmecilerinin veya diğer bir deyişle havayolları şirketlerinin yetkililerinin, birbirlerinden pilot transfer etmemek için centilmenlik anlaşması yaptıkları ve bu anlaşmayı yazılı belge haline getirerek imzaladıkları bilinmektedir. Bu centilmenlik anlaşması ile de soruna çözüm bulamayan, havayolu işletmecileri , sık sık Ulaştırma Bakanını ziyaret ederek soruna müdahale etmesini isterlerdi. Bununla beraber  kendileri de daha başka önlemler alırlar, pilotlara işe girmeden önce karşılıksız boş senet imzalatırlar, sözleşmelere yüksek meblağlarda tazminat şartları koyarlardı. Ama bu sorun  bir türlü çözüme ulaştırılamamıştı.

 

Bu soruna bir çözüm olarak, SHGM 2005 yılında bir Pilot Transferleri Genelgesi yayınlamıştı. O zaman bu genelgenin sakıncaları ve uçuş emniyetine yarattığı tehlikeye ilişkin bir yazı yazmıştım. Bu yazı havacılık dergisinde yayınlamıştı. 2005 yılından bu yana, bu konuda SHGM’den aynı adım bu yıl tekrar atıldı  ve 28.12.2015 tarihli UOD- 2015/13  Genelgesi 2015 yılının son günlerinde yayınlandı. Genelgenin 4’üncü paragrafında de aynen  şöyle deniyor ;

 

“Genel Müdürlüğümüz tarafından havayolu işletmelerine yapılan denetlemeler neticesinde,

 

-Uçuşların yoğun olduğu Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos aylarındaki uçucu ekiplerin firmalar arasında geçiş yapması (sirkülasyonu) neticesinde uçuş emniyetini ihlal edecek şekilde uçuş görev ve dinlenme süresi limitlerinin zorlanması ve aşılması durumunda kalındığı,

 

-Uçuş ekibi sıkıntısının yaşandığı ülkemiz havacılık sektöründe bu yoğun aylarda yaşanan sirkülasyonun, ekiplerin başka bir işletme bünyesinde göreve başlayabilmek için almak zorunda oldukları eğitimler sebebiyle belirli bir süre o ekipten istifade edilememesine sebebiyet verdiği, değerlendirilmiş olup, bu durumlar göz önüne alındığında bu aylarda yaşanan ekip sirkülasyonunun dolayısıyla uçuş emniyetini olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiştir.

 

SHGM tespiti tamamen doğrudur. Pilotların uçuş görev ve dinlenme sürelerinin aşılması, zorlanması ve ihlalleri sadece SHGM’nin belirttiği nedenlerle ve pilot transferleri nedeniyle olmamaktadır. İşletmeciler ekonomik nedenlerle, maliyeti düşürmek ve kârı artırmak için, personeli en son limite kadar çalıştırmakta ve dinlenme sürelerini de asgari düzeyde tutmaya ve aslında hiç kullandırmamakta, sadece dinleniyormuş görüntüsü verilmektedir.

 

SHGM yapmış olduğu bu tespitin sonucu olan uçuş emniyetinin olumsuz etkilenmesini önlemek için uçuş emniyetini olumsuz etkileyen bir başka uygulama yapmaktadır.  Güya bu uçuş emniyetinin olumsuz etkilenmesini önlemek amacıyla, Genelgenin 5’inci paragrafında;

 

“İşbu Genelge ile, ekip planlamasının tarife ve uçak sayısı planlaması kapsamında yapılmasının yanı sıra öngörülemeyen durumların da göz önünde bulundurulması için havayolu işletmeleri tarafından gerekli tedbirlerin yoğun sezon öncesinde alınması gerekmekte olup, uçuş emniyetine olumsuz tesirini ortadan kaldırmak adına havayolu işletmeleri tarafından bünyelerinde istihdam edilen kokpit ve kabin personelinin Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında mücbir sebepler haricinde, başka havayolu işletmelerine geçişleri yasaklanmıştır.”  denilerek, uçuş ekibine zorunlu çalışma ve işveren değiştirmeme yasağı getiriliyor.

 

 

Ve 6’ncı paragrafta da, bu yasağa uymamanın müeyyidesi yer alıyor. “Söz konusu aylar içerisinde, işbu  Genelge ile belirtilen gerekliliklere aykırı hareket eden havayolu işletmeleri, kokpit ve kabin üyeleri hakkında...idari para cezası ve/veya işletme bünyesinde konuya muhatap ilgili sorumlu yönetici personeller hakkında idari yaptırım uygulanacaktır.”

 

Bu Genelge, 2005 yılındaki SHGM genelgesinden çok daha insaflı, Eski genelgede daha neler vardı neler. Örneğin 2005 yılı Genelgesinin 7nci paragrafı söyleydi:

 

“işletmelerin ayrılan uçucu ve teknik personellerinin isim listelerini ivedi olarak Bakanlığımıza bildirmeleri, işletme adına çıkarılmış olan hava alanı giriş kartları ile landing kartların ayrılan personelden alınması, bünyelerine uçucu personel ilave eden işletmelerin ise yeni personelin lisans ve eğitimle ilgili belgeleri Bakanlığımıza gönderip, gerekli onayları almadan filolarında uçuş operasyonuna başlamamaları, hava alanları giriş kartları ile landing kartları da kendi işletmeleri adına çıkarmaları gerekli görülmektedir.”

 

2005 Genelgesinde TRE yetkili pilotlar da unutulmamıştı.  11.paragrafta; “ Öte yandan, havayolu işletmeleri bünyesinde TRE olarak görev yapan pilotların TRE yetki numaralarının o işletmeye ait olması ve yetkilerin transfer edilemez olması,işletme değiştiren TRE yetkili pilotların yeni işletmelerinde TRE yetkilerini kullanmalarına engel bir durum ortaya koymaktadır. Yeni işletmenin TRE yetkili pilotu kullanması için Bakanlığımıza yeniden müracaat etmesi gerekmektedir.”

 

Şimdi acaba kim, zorla çalıştırılan ve uçağın kumandasına oturan pilotların, uçuşa emniyetli “safe to fly” olduğunu söyleyebilecektir?  

 

 

 

Genelge uçuş emniyetini ağır biçimde ihlal etmektedir

 

Bilindiği üzere, uçuş görevini icra edecek olan uçucu personelin, sağlık yönünden de uçuşa uygun ve emniyetli ( fit and safe) olması gerekir. Uçucu personelin sahip olduğu lisansın sınıfına göre, ICAO Eklerinde ve EASA Regülasyonlarında ve FAA’in FAR’ında belirtilen şartları karşılayan geçerli bir sağlık raporuna sahip olması gerektiği gibi ve ayrıca uçuş görevine başlamadan önce sağlık yönünden taşıması gereken şartlar  vardır.

 

Bu şartlar , kısa bir formülle  IMSAFE olarak ifade edilir. Bu formülün kolay akılda tutulabilmesi için birinci açılımı “ I’M SAFE” (Ben emniyetliyim), ikinci ve tam açılımı ise , ( I= Illness, hastalık; M= Medication, ilaç,; S=Stress, ; A= Alcohole, alkol; F=Fatigue, yorgunluk, E=Emotion , heyecan, duygusal durum)’dır. Pilotun uçuştan önce; hasta olmaması, ilaç almamış olması, uçuştan önceki 24 saat içinde alkol almamış olması , yorgun olmaması, heyecani veya diğer bir deyişle duygusal yönden sinirli, morali bozuk, üzüntülü olmaması ve stress altında olmaması gerekir. Bu sayılan hususların mevcudiyeti pilotun performansını düşürür ve uçağı emniyetle uçuramaz hale getirir.

 

A.B.D. Federal Havacılık İdaresi’nin yayınladığı FAR/AIM ‘in A-408. sahifesinde, stress başlığı altında aynen “Günlük hayatın baskıları pilot performansını anlaşılması güç biçimde düşürür. Özellikle işteki zorluklar, uyanıklığı dikkati çekecek derecede azaltmaya yeterli düşündürücü prosesleri işgal eder....Birçok pilot stresini yerde bırakmaz.Bunun için olağan zorluklardan daha fazlası yaşanıyorsa, bu zorluklar tatminkar biçimde çözümleninceye kadar pilot uçuşu geciktirmeyi düşünmelidir.”  denilmekte ve bir sonraki “ g. Emotion (duygusal durum)” başlıklı bölümde de ; “Muayyen duygusal (heyecani) üzen olaylar; ciddi bir tartışma,bir aile ferdinin ölümü, ayrılık veya boşanma, iş kaybı ve finansal bir yıkım, bir pilotu bir hava aracını emniyetle uçuramayacak hale getirir. Kızgınlık ve depresyon duyguları ve bu tür olaylardan endişe sadece uyanıklığı azaltmaz,aynı zamanda kişisel yıkımın sınırlarına gelme riskini almaya götürür.Duygusal olarak üzücü olaylara maruz kalan her pilot, bundan tatminkar biçimde kurtulana (iyileşene) kadar, uçmamalıdır.”

 

Son yıllarda meydana gelen bazı hava aracı kazaları sonrasında, kazanın oluşuna etki eden faktörler arasında, pilotların uçuş öncesi yaşadıkları ve uçuş sırasında da sürdüğü sanılan stres ve emotion yer almıştır. New York- Kahire uçuşunda düşen Mısır Havayolları uçağı pilotunun, Birgen Air Dominik kazasındaki pilotun, KKK’nın Ankara’da merhum Org.Eşref Bitlisli’nin de şehit olduğu kazadaki pilotlardan bir tanesinin uçuş öncesi stress ve emosyonel rahatsızlık tevlit eden olaylar yaşadıklarına ilişkin basında haberler yer almıştır.

 

Çalıştığı havayolu şirketinde tatminkar ücret alamayan, kendisiyle aynı niteliklere sahip yabancı bir pilota kendisine ödenen ücretin çok üstünde ücret ödenen bir işletmede çalışan, geçim sıkıntısı çeken, işe girişte başka iş bulamadığı için müzayaka halinde mecburen imzaladığı aleyhine yüksek meblağlarda cezai şart ve tazminat taahhütleri içeren sözleşmeler ve bu sözleşmeye ilave olarak alınan taahhütnameler ve boş olarak imzalatılan senetler, uçuş güvenliği kurallarına uyulmadan, yönetmelik ve EASA/FAR kurallarına aykırı olarak uçurulan, dinlenme saatlerine kağıt üzerinde uyulmuş görünen ancak fiilen uyulmamış olan, pahalı otel faturasından tasarruf için gece yarısından sonra uçakta koltuklar üzerinde uyumaya mecbur edilen, uçulan hat ve meydan eğitimi verilmeden uçuş kumandası verilen, yıllık iznini kullanırken manevi baskılarla izini bıraktırılıp uçmaya çağırılan, uçuş sonrası istirahatini sözleşmeye göre dört beş yıldızlı otelde yapması taahhüt edilmiş olmasına rağmen, üç yıldızı dahi olmayan mekanlarda uyumaya ve istirahate mecbur bırakılan,  kendisinin bir zamanlar hocalık yaptığı pilotun kokpitte aşağılamasına maruz kalan  ve dünya standartlarının altında çalışmaya zorlanan pilotun, bu şartlar altında çalışırken bulduğu daha iyi şartlardaki çalışma olanağını, yasalara aykırı biçimde ve bürokrasinin sağladığı olanaklarla elinden aldığınız zaman, bu pilotun uçuşa emniyetli bir pilot olduğunu söylemek mümkün müdür?

 

Bu genelge ile milyonlarca dolar değerinde uçağı, şirketin itibarını, şöhretini ve bir kaza anında doğabilecek milyarlarca dolar veya SDR tutarındaki tazminat sorumluluğunu, canları, Türk Sivil Havacılığının geleceğini, stress ve duygusal problemlerle yüklü uçucu personele gönül rahatlığıyla teslim etmek çok büyük risk almaktır. Bu genelge yürürlüğe koyulduktan sonra olabilecek herhangi bir üzücü hava olayının mağdurları ve/veya yakınları, bu genelge ile uçuşa emniyetsiz hale koyulmuş olan pilotları, uçuşa emniyetsiz hale getiren Ulaştırma Bakanlığını da davalılar arasına rahatlıkla dahil edebileceklerdir. Hayati önemi haiz bir iş yapan insanların üzerindeki stres ve rahatsız edici yükler azaltılacağına tam tersine , stres ve yük uçuş emniyetini sağlamakla yükümlü olanlar tarafından artırılmaktadır.

 

Pilotları zorla çalıştırmak yerine, küresel havayolu sektöründeki diğer kuruluşlar gibi, uçucu personelin çalışma şartlarını iyileştirerek ve küresel standartları uygulayarak, pilot transferlerini önlemek daha akılcı ve emniyetli olur düşüncesindeyim.

 

Ekip  transferleri genelgesinin hukuki durumu

 

SHGM’nin 28.12.2015 tarihli pilot (ekip) transferleri ile ilgili genelgesi, Anayasamıza ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine tamamen aykırı olduğu gibi, amaçladıklarını söyledikleri uçuş emniyetinin sağlamaktan uzak  , tam tersine insan faktörü yönünden uçuş emniyetini ihlal edici mahiyettedir. Bu genelge ile yasalara aykırı olarak , uçucu personel arzusu hilafına  , istemediği bir işletmede zorla çalışmaya mecbur bırakılmaktadır. Anayasamızın 18.maddesinde düzenlenen “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır” hükmüyle, zorla çalıştırmak yasaklanmıştır. Ayrıca genelge ile 19.maddede düzenlenen “ Kişi hürriyeti” de ihlal edilmektedir.

 

Yine Anayasamızın 48.maddesinde de “ Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir” denilmektedir.  Çalışmakta olduğu işletmedeki koşullardan daha iyi koşullar sağlayan başka bir işletme veya işverenle uçucu personelin sözleşme yapmasını ve çalışmasını engellemeye yönelik tedbirler ve şartlar içeren genelge her şeyden önce Anayasamızın sözü edilen bu maddelerine açıkça aykırıdır.

 

Bunun ötesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin  4.2. maddesinin “ Hiç kimse zorla çalıştırılamaz veya mecburi çalışmaya tabi tutulamaz”  hükmü ile, insanların çalışma hakkı korunmuştur. SHGM’nin pilot transferleri genelgesi , uçucu personelin Sözleşme ile korunan bu hakkının açık biçimde ihlalini oluşturduğundan, bu uygulama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde kişisel başvuru yoluyla dava konusu yapılabilir.

 

Genelge ve yönetmeliklerin, Anayasadan da önce, bir kanuna dayanması gerekir. Kanunla düzenlenmeyen ve yetki verilmeyen hususlarda oluşturulmuş yönetmelik ve genelgeler, hukuki sebep, mevzu ve amaç yönünden de yasal zeminden yoksundur. Kanunlarla düzenlenmesi gereken konular bir genelge veya yönetmelikle düzenlenemez.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.
Kullanıcı Adınızla Yorum Yapmak İçin Giriş Yapın.
Yorumunuzu Gönderin
Tüm Yorumları Okumak İçin tıklayın
Sani Şener En İyi CEO Seçildi
Sani Şener En İyi CEO Seçildi
TAV Havalimanları, Institutional Investor tarafından düzenlenen EMEA 2018 a
Yerde Uçak Kalmadı Ek Sefer Koyamıyorum
Yerde Uçak Kalmadı Ek Sefer Koyamıyorum
Turizmdeki rekorlarla birlikte Bodrum başta olmak üzere bazı bölgelerdeki t
Türk Jeti Dünya Sahnesine Çıkıyor
Türk Jeti Dünya Sahnesine Çıkıyor
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nin, Jet Eğitim ve Yakın Destek Uçağı Gelişt
Pilot Gebeş'in Cenazesine Hâlâ Ulaşılamadı
Pilot Gebeş'in Cenazesine Hâlâ Ulaşılamadı
İşadamı Hüseyin Başaran'ın kızı Mina Başaran'ın da aralarında bulunduğu 11
THY'nin ilk A321neo Uçağı Filodaki Yerini Aldı
THY'nin ilk A321neo Uçağı Filodaki Yerini Aldı
Türk Hava Yolları'nın Airbus Cabin Flex konfigürasyonuna sahip ilk A321neo
Pegasus, Pilotlara Zam Yapıyor
Pegasus, Pilotlara Zam Yapıyor
Türk Hava Yolları'nın başta uçucu personel olmak kaydı ile tüm personele ya
Trump'tan Türkiye'ye F-35 Desteği
Trump'tan Türkiye'ye F-35 Desteği
Türkiye ile ABD Kongresi arasında yaşanan F-35 çatışmasına Beyaz Saray da d
Ryanair'deki Grev Uçuşları Etkiledi
Ryanair'deki Grev Uçuşları Etkiledi
Merkezi İrlanda'da bulunan havayolu şirketi Ryanair, pilotların greve gitme
Yabancı Yatırımcıdan 3.Havalimanına Yatırım
Yabancı Yatırımcıdan 3.Havalimanına Yatırım
Yeni operasyon, UPS'in akıllı küresel lojistik ağının bir parçası olarak Tü
Semin Öztürk: Havacılık Aşkına Tutuldum
Semin Öztürk: Havacılık Aşkına Tutuldum
KADIN Akrobasi Pilotu Semin Öztürk, 8 yaşındayken ilk kez babası Ali İsmet
MNG Kargo yönetim ekibini güçlendiriyor
MNG Kargo yönetim ekibini güçlendiriyor
Genel Müdür Boran Uzun liderliğinde köklü bir değişim sürecinden geçen ve d
Emirates'ten, Sanal Gerçeklik Teknolojisi
Emirates'ten, Sanal Gerçeklik Teknolojisi
Emirates, emirates.com'da sanal gerçeklik teknolojisinin öncülüğünü yapıyor
TAİ yeni LOGO ve kimliğiyle yüzünü yeniledi
TAİ yeni LOGO ve kimliğiyle yüzünü yeniledi
Havacılık ve Uzay alanında öncü ve lider konumda olan Türk Havacılık ve Uza
TAİ Genel Müdürü Kotil'e Brezilya Devlet Nişanı
TAİ Genel Müdürü Kotil'e Brezilya Devlet Nişanı
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TAİ) Genel Müdürü Temel Kotil'e Brezilya
Turkish Cargo Filosuna 3 Uçak Daha Katıyor
Turkish Cargo Filosuna 3 Uçak Daha Katıyor
Turkish Cargo, bu yıl filosuna 3 kargo uçağı daha katar uçak sayısı 22'ye ç
  • Kara Kutu

  • Çok Okunan

  • Yorumlanan

       Talip KISLAKÇI
   9 Nisan 2018 Pazartesi
       Selman TENGÜZ
   9 Temmuz 2018 Pazartesi
Diğer Alıntı Yazılar İçin Tıklayın
AirNews'i Delicious'ta PaylaşınAirNews'i Stumbleupon'da Paylaşın!AirNews'i Twitter'da Takip Edin!AirNews Facebook Sayfasını Ziyaret EdinAirNews RSS
Türkiye | Dünya | Havacılık | Havayolları | Havaalanları | Gündem | Uzay | Teknoloji | Turizm | Foto | Video

Bu Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.

Copyright © 2008 - 2014 airnewstimes.com

Tasarım / Yazılım: Air News Times